|
Tüm gönül dostlarıma selamlar diyerek son zamanlarda basınımızı meşgul eden köpek itilaflarına ve yasaya ayırmak istedim.
Durumun vahameti ve acili yetinden hareketle 5199 Sayılı hayvanları Koruma Kanunu çıkmadan önce ( 2004) Çevre ve Orman Bakanlığı, İç İşleri Bakanlığı genelgelerle yapılması gerekenleri 1998 yılından itibaren yani on iki sene önce Valilik ve Belediyelere göndermiş, Yerine getirilmesi ile belediyeler, takibi ile de valilikler görevlendirilmiştir.
Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 01.05.1998 tarih, 1998/6 sayılı genelgesi:
…Diğer taraftan bazı belediyelerde uygulanmakta olan hayvanları toplanarak şehir dışına bırakmaları olayı da hayvanların yiyecek bulmaları ve yaşama alışkanlıklarının devamını sağlaması yönünden son derece yanlış olup böyle bir uygulama ile yiyecek bulamayan hayvanların ya açlık nedeniyle ölecekleri veya diğer vahşi hayvanlarca telef edileceği açıktır. Böyle bir uygulama, hayvanların uyuşturularak ya da vurularak itlafından daha vahim sonuçlar doğuracaktır.
T.C Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 23.12.1999 tarih, yani 11 sene önce 1999/34 sayılı genelgesi: Kemiriciler ile beslenerek onların üzerinde kontrol görevi yapan kedi, köpek gibi hayvanların öldürülmeleri aslında kuduzun yayılmasında birinci derecede rol oynayan kemirici hayvan nüfusunda aşırı artışa neden olacaktır Dolayısıyla kuduz hastalığı ile mücadelede sokak hayvanlarının aşılanması ve bu hayvanların kısırlaştırılarak sayılarının kontrol altına alınması ve böylece insana karşı zararsız hale getirilmeleri çok önemlidir. Öldürme yasaklanmıştır.
Genelgelerden altı sene sonra yürürlüğe giren 24.6.2004 tarih, 5199 sayılı Hayvan Koruma Yasası ; Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların en hızlı şekilde yerel yönetimlerce kurulan veya izin verilen hayvan bakımevlerine götürülmesi zorunludur. Bu hayvanların öncelikle söz konusu merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır. Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle iyi huylu olanlar alındıkları ortama bırakılmaları esastır.
Neden bırakılmalıdır? Boşluğu yabancı köpekler dolduracağı için, bütün köpekleri toplayıp bir yerde bakmaya hiçbir kurumun, kişinin gücü yetmeyeceği içindir.
Dünyanın her yerinde sokaktaki köpek sorunu var. Bu sorunu en az etkiye indirecek çözümün bu hayvancıkların üremelerini denetim altına almakla ve yaşatmakla mümkün olduğu görülmüştür . Hindistan gibi bizden kat kat fakir ülkelerde bile bu “Çağdaş” uygulamayla , Dünya Sağlık Örgütünün araştırma sonuçlarına kulak verilerek çözülmüş. Yüz yıldır her türlü yöntemi kullanarak yok etmeye çalıştıkça daha çok çoğaldıkları “anlaşıldığından “ on iki sene öncesi çözümün adımları atılmış.
On iki sene öncesi görevini yerine getirmeyen, yine kolaya kaçıp belirli dönemlerde köpekleri toplayıp öldüren ya da başka yerlere bırakan belediyeler şimdi yasanın tam olarak yerine getirmedikleri maddesine sığınıp sokaktaki köpek için “ yasa bulunduğu yere bırak diyor. Ne yapalım biz de yasayı uyguluyoruz “ diyerek sıyrılmaya çalışıyorlar. Yani yasa olmasa
“ gerekeni “ yapacaklar. Bu kadar yasayı uyguluyorlar! Vatandaşta “ hayvan kadar insan hakkı yok mu “ diyor. O da kolaya kaçıp kendi türü ile hayvanı kıyaslıyor. Bunun türler arası hak meselesi olmadığını, hayvanı sevip sevmemekle hiç ilgisi olmadığını en temel hak yaşam hakkı olduğunu görmüyor.,sorgulamıyorlar. Şimdi deseler neden
12 sene öncesi verilen görevler yerine getirilmedi ? ciddiye alınsaydı beş sene içinde sahipsiz sokakta yaşayan köpek sorunu diye bir şey olmayacaktı. Sokaktaki hayvan öldürerek değil yaşatarak yani çağdaş yolla sorun olmaktan çıkacaktı.
Bugün Pet shoplarda aranan kriterlere bakılmaksızın neden ruhsatlar verilmiş? Bunların ruhsatları verilirken bir çok kriterin göz önünde bulunması ve yerine getirtilmesi önemli bir görev değil de nedir ?
Son zamanlarda bazı il ve ilçelerde bile ekolojik dengeyi koruyacak kedi ve köpeklerin yok edilmesi yasaklanmış olmasına rağmen durmadan yok ediliyorlar. Çok şükür bizler Allahtan Soma’da böyle bir sıkıntı yaşamıyoruz, en azından itilaflar olmuyor, Belediyemizin tek veteriner hekim olan Levent bey bu sorunun üstesinden gelmek için iyi niyet gayret ve çabalarla kısırlaştırma işlemini yaparak diğer hayvanların sağlık problemleri ile de ilgilenmektedir. Buradan Teşekkürlerimizi sunmadan geçmek haksızlık olur.
Burada suçsuz birisi varsa o da şikâyet ettiğimiz köpeklerdir, kedilerdir. Onlar bizim yerine getirmediğimiz görevlerin ört bas edilmesi için harcanan canlardır. Gerçek olan bir şey varsa oda bu anlayış içerisinde daha yıllarca can vermeye devam edecek olmalarıdır.
Gelecek hafta buluşuncaya dek hepinize neşeli sağlıklı ve huzur dolu günler diliyorum.
Bu yazı 728 kere okundu.
|