|
Selam sevgili dostlar, değerli okurlar;
Geçen hafta içerisinde bir sohbet toplantısında konu hayvanlara yapılan veya yapılamayan sorunlar konuşulurken vatandaşın bir tanesi “ memlekette bunca insan aç dururken hayvanlarla mı uğraşacağız” diye serzenişte bulununca gerçekten çok üzüldüm. Şimdiye kadar herhangi bir yardımda bulunup bulunmadığını sorduğumda neden bulunayım dedi. Bu arkadaşın niyeti zaten ne olduğu belliydi. Konu aslında çok basit gibi görünse de can sıkıntısı olduğu kadar değersizlik yaklaşımı daha çok üzücüydü. Memlekette aç insan var mı ? desem ayrı bir polemik konusu olacak açlıktan ölen var mı ? iş vardı verdilerde hayvanlar mı engelledi yooo, şimdiye kadar acaba insanlara yarım ettin mi desen uzayıp gidecek iyisi mi Allah’a havale ettik geçtik.
Sevgili dostlar, İlçemizde yapılmış bulunan bir hayvan barınağı var.İçerisinde bir çok kedi köpek yavrusu anaçlar var. Her yere geziler düzenlenirken neden acaba Milli Eğitim okullara bir yazı göndererek, çocuklara hayvan sevgisi öğretin, korkmayı değil hayvanlara sevgi ile yaklaşılmasını öğretin diye barınakları da ziyaret edilmesini istemezler merak ediyorum. Aslında Milli Eğitim Müdürümüz bu konuda çok duyarlı bir eğitim yöneticimiz ama sanıyorum işlerin yoğunluğu nedeni ile daha oraya sıra gelmedi. Umuyorum bu konuyu değerli eğitim yöneticilerimiz bir an önce dikkate alarak öğrenci kardeşlerimizi ziyarete götürürler, götüren varsa da sözümüz tabii ki onlara değil. Psikologlar yaptıkları açıklamalarda “ Küçük yaşta hayvan sevgisi ile büyüyen çocukların merhametli, doğa, çevre ve hayvan sorunlarına karşı daha duyarlı oldukları gözlendiği belirtilmektedir.” Biz çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren hayvan sevgisi ile büyütülmesinden, merhamet sahibi olunmasından yana uğraşıyoruz. Yüce Allah kâinattaki hayvanları ve canlıları insanların sevmesi için ve faydalı olduğu için yaratmıştır. Bunlar doğanın ekolojik dengesidir, yok ederek bozmaya hakkımız yoktur.Sevgili okurlarım, yine okulların tatile girmesine az bir zaman kaldı, içimiz şimdiden sızlamaya başladı, bir çok anne babanın çocuğuna hediye olarak alacağı ya tek saçma atan havalı tüfekler, yada motorlu bisikletlerden farklı bir şey olmayacak. Tabii ki bu hediyeyi alan çocuk ,ya kedinin gözüne ateş edecek, yâda kumruları hedef alıp can yakmayı öğrenecek. Ama unutulmamalıdır ki benim bir çok kereler şahit olduğum ve kalben inandığım olayların başında, kim bilerek hayvanların, doğanın can çekişmesine, yakılmasına, öldürülmesine sebep olmuşsa onları hedef haline getirmiş ise yüce rabbim o insanın başına muhakkak bir lanet, şer ve acıyı ona yaşatıyor, bunan inanın. Kısacası o insan iflah olmuyor. Lütfen anne babalar, aileler olarak hayvanları hedef tahtası haline getirmek değil, onları sevmeyi, yaşamaları için bizim vereceğimiz lokmaların çok önemli olduğunu onlara hatırlatın, öğretin.
Bu akşam gelen maillerimde bir hayvan sever dostumun barınaklarla ilgili çözümsüzlükten yana sızlanışlarını okuyorum. (Manisa ilçelerindeki bir başka barınak) Hayli dertlenmiş, seçim zamanı vekillerin hayvan hakları ile ilgili de hiçbir maddede konunun geçmediğini ve 5199 sayılı hayvan hakları kanunun cezalarının yetersizliğinden dert yanıyor. Ve ekliyor;
(…)
İlçelerde, köylerde bir yarıştır gidiyor. Parke taşları, çiçekler, çocuklara oyun bahçeleri vs vs…çağdaşlık, medeniyet olarak görünen bu işler makyajdan başka bir şey değil.
• Çiçekleri eziyor diye oralarda doğup büyümüş bir canı alıp dağa bayıra ya da barınak diye bildiğiniz pislik yuvalarına atarsanız,
• Daha düne kadar hayvanla yaşayan bazı insanların “ alın bu köpekleri, istemiyoruz” demelerine tek celsede karşılık verip kedi, köpek ne varsa toparlayıp götürseniz,
• Ne olacak alt tarafı kedi, köpek, eşek derseniz,
• Kolayına kaçıp yok etmeyi seçerseniz bir süre sonra göreceğiniz kırılmış oyuncaklar, kırılmış ağaçlar, yolunmuş çiçekler, çocuklar arasında gittikçe tırmanan şiddet olacaktır.
İyilik, sevgi, merhamet, yapılanı korumak, sahip çıkmak, kendi cebinden çıkmışçasına kıymetini bilmek gibi erdemlerinin getirisi İNSAN olmaktır. Bunun da maddi karşılığı daha biçilmemiştir. Bakkaldan, marketten satın alınamaz. Kitap sayfalarından öğrenilmez.
Ne zaman yöneticiler arka bahçelere ön bahçeler (!) kadar itina gösterecek, başka canların da yaşam hakkı olduğu düşünülecek, bu işleri küçümsemeyecek işte o zaman hizmetlerinin içtenliğine ve gösterişten ibaret olmadığına inanılacaktır. ….
Sevgili dostların, Her zaman söylüyoruz yine tekrarlayarak bu haftaki yazımızı noktalayalım, “ Hayvan sevmeyen insan sevemez, hayvanlarla anlaşamayanların insanlarla anlaşması da çok zordur.
Gelecek hafta görüşünceye dek sevgi ve muhabbet ile esen kalın sevgili dostlarım.
Bu yazı 611 kere okundu.
|