|
Selam sevgili dostlar değerli okurlarım, hepinize güzel bir hafta diliyor, sevgilerimiz sunuyorum. Soma’ya geldiğim yıllar takvimler 1978’i gösteriyordu. Doğduğum yerde geçen yaşamım 18 yıl, doyduğum yerdeki yaşamım 33 yıl, neredeyse iki katına yakın bir zaman bu topraklarda karnımı doyuruyor, bu memleketten kazandığım para ile çoluğumu çocuğumu okutuyor, geçimini sağlıyor ve yatırımımı yine burada yapıyorum. Şimdi burada bunu neden anlatıyorum diye merak edenler olabilir, onun için ben biraz açıklama yapayım. Geçenlerde 85 evlerin içinden geçerken orta öğrenim talebesi olduğu her halinden belli olan kızların ağırlıkta olduğu bir gurup, ellerinde sigara ile koyu muhabbete dalmışlar ve yanlarından geçen boş sigara paketi ve kibrit kutusunu fırlatıp bahçeye doğru attılar. Kendilerine sizler buranın sahiplerisiniz, siz böyle yaparsanız, sizi görenler çevreyi fazlası ile batırmaktan geri kalmazlar dediği zaman, “ bize ne, biz buralı değiliz, …….’den gelip gidiyoruz “ diyerek yerden alma lütfünde bulunmadılar, bende acaba mahcup olurlar mı diyerek kendim alarak çöp tenekesine attığım ,zaman sanki bunu yapanlar onlar değilmişçesine gülüşüyorlardı. Sevgili arkadaşlar, memleketimizin her bir karış toprağı hem çok değerli, hem çok güzel.İnsanlar özellikle ekonomik ve coğrafi koşullar nedeni sıklıkla yer değiştirmek zorunda kalıyorlar. Aslında ayrı yerlerde yaşamak, farklı kültür, örf ve ananeleri tanımak, farklı bir mozaik yaratıyor, ben buna bir yerde şans diyorum. Bazen düşündüğüm zaman gençlik yıllarımda Soma ile ilgili bir ismi telaffuz edip etmediğimi sorguladığımda maalesef yanıtını bulamıyorum,ama Soma’da bulunmaktan son derece mutlu ve şanslı olduğumu düşünüyorum.Doğduğum memlekete gidince kendimi oraya ait olmadığımı ve misafir olarak gittiğimi anımsıyorum.Yani bir yerde birebir değişim kaçınılmaz oluyor.
Beraber büyüdüğünüz arkadaşlarınız başka semtlere gitmişler,yepyeni yabancı insanlar,yepyeni adetler,değişirken acayipleşen sokaklar,tabelaları yabancı isimlerle donatılmış yabancı dükkanlar.çocukluğunu bildiğin esnaf değişmiş,yabancılaşmış.Dün top oynadığın boş arsalarda çeşitli evler yapılmış, inanın en son gittiğimde babamın evinin sokağını bulmadım.
Sevgili dostlar, bu memleketin her yeri bizim, Bayrağımın dalgalandığı her yerde hem güven içinde yaşarım, hem de yaşadığım topraklar üzerinde kendimi emanetçi olarak gördüğüm ve gelecek nesillerin burada geçirecekleri hayatları düşünerek, temiz bir çevre ve temiz bir dünya bırakmak istiyorum. Bu konuda sadece ben değil, biz değil, çevremizin korunması için bütün kamu kuruluşların, özel sektörün, gönüllü kuruluşların kısacası hepimizin görev alanına girmektedir. Çoğu arkadaşımız zararını bilmese de adından sıkça söz edilen küresel ısınma sıkıntısı ile sıkıntılı günlerin bizleri beklediğini bilmenizi istiyorum. Kısaca kürsele ısınma da nedir, neden oluyor derseniz bir iki cümle ile açıklarsak ; Evdeki klimaların çalıştırtması normal ampuller, televizyonlar, deodorantlar, bilgisayarların devamlı fişte tutulması, suların bilinçsizce tüketilmesi gibi bir çok nedenleri vardır. “ Dünyayı sadece ben mi kurtaracağım” mantığı ile egoistçe düşüncelerden vazgeçerek “Damlaya damlaya göl olur” atasözünü unutmayın. Amacımız dünyayı daha uzun süre yaşanabilir yer kılmak olmalı ,evet bu dünya hepimizin tüm insanlığın ve insanoğlunun sonunu biz insanlar kendimiz hazırladık. Artık buna bir dur deme zamanı geldi geçiyor bile. Kutuplardaki buzullar hızala eriyor, karsı çıkılamıyor ve bu dünya yok oluyor. Biraz da olsa vicdanımızı dinlememiz gerekiyor ve bunları uygulamamız. Biz bu dünyada yaşıyorsak bu dünyada yaşamayı devam ettirmemiz gerekir. hepimiz bilinçli olursak şiddet veya olumsuz şeyler yerine bilgi dağıtırsak gözümüz arkada kalmaz ve iyi dürüst bir insan olarak bu dünyadan ayrılmaktan zevk duyarız diye düşünüyorum. İnsanlarımız ve çağımızın bence modern hastalığı şu internet bağımlısı arkadaşlar,
İnterneti sadece sohbet,komedi,oyun aracı olarak görenler birazda bu konularda bilgilenmeye çalışsalar keşke. Belki de millet olarak bu kadar duyarsız ve bilinçsiz olmaktan kurtulur durumun ciddiyetinin farkına varırız. Teknolojiyi birazda faydaları ve yapmamız gerekenler konusunda araştırsak, o zaman biraz faydasını görürüz Küresel ısınma engellenmezse Dünya yok olacak. Kimse bunun farkında değil.Şahsım bu memleketin Soma’nın sevdalısı olarak çocuklarımla beraber elimden geldiği kadar dikkat ediyor ve bildiğim kadarını her gittiğim yerde anlatmaya çalışıyorum. Bunu da vatandaşlık görevi olarak görüyorum. Hepimiz ne kadar bu konuda tasarruf yapabilirsek engelleyemez ise de geciktirebiliriz Bilinçsiz yaşamın neler mal olduğunu kendimiz göreceğimiz gibi, geleceğimiz olan çocuklarımıza da bu acıyı yaşatmak için var gücümüzle ilerliyoruz. Bugünden tezi yok lütfen siz de benim yaptığımdan ne olacak ki diye düşünmeden elinizden geleni yapın lütfen. Bu dünya hepimizin.
Gelecek hafta buluşuncaya dek şen ve sen kalın sevgili dostlarım, muhabbetle kalın.
Bu yazı 523 kere okundu.
|