|
Bugün Soma basınımızda da yer alan çift taraflı park sıkıntısının yanı sıra , ana cadde ve yol kenarlarına bırakılarak üzerine “Sahibinden satılıktır……” ilanları zor şartlarda trafik’te hareket etmeye çalışan insanları adeta isyan ettirme noktasına getirdi. Gelişigüzel araçlarını park ederek dörtlü flâşörleri yakarak çekip giden sürücüler daha da ileri giderek beş yolda bulunan trafik ışıklarının altına kadar araçlarını bırakmaya başladılar. Çarşamba pazarına hiç girmeyelim, burayı yazmaya başlarsak sanıyorum içerisinden çıkamayız. Buradan bu uyarımı tekrarlıyorum her ne şekil ve şartta olursa olsun, Çarşamba pazarı civarında bir yangın, kaza, ambulans girme olayında ortaya çıkacak durum vahim olacaktır. Park yasağı levhası olmasına rağmen bu levhaya aldırış etmeden hareket eden sürücüler keyfi tutumlarını sürdürmektedirler. Şehir merkezindeki işlek caddeler bellidir, Atatürk caddesi, Gazi Osman paşa caddesi, Nazım Yavuz caddesi, İstiklal caddesi gibi yerlerde yollarda her geçen gün daralmalar çoğalmaktadır. Buda park sorununun ne derece insanları zorda bıraktığını da göstermektedir. Bu sorunun gün yüzüne çıkmasına rağmen ne beklenildiği merak edilmektedir. Park sorununda halkın can güvenliği açısından da büyük tehlike yaratmaktadır. Araçların ortasından çıkarak yola çıkan yayalar bir anda araçlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Her geçen gün büyüyerek devam eden ve basınımızda son günlerde sıkça haber konusu olan bu olayın çözümü için acilen gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir. Yine diğer bir konu da ana cadde üzerlerine özellikle bırakılarak görünmesini ve satışını sağlamak için” Satılıktır” ilanı ile bırakılan araçlarda da son günlerde artış göstermektedir, bu tesadüf değildir.. Bu araçların devamlı yol üstüne bırakılması var olan zorluğu daha da zorlaştırmaktadır. Aynı araçların aynı güzergâhlar üzerinde bulundurulması ve park edilmesi sıkıntıdan başka bir şey değildir. Bu kadar hava kirliliği ve sıcağın stresinin yanında bilinçsiz ve duyarsız insanların da keyfi hareketleri insanlarımız bunaltmaya başlamıştır. Lütfen sürücülerimizin, görevlilerimizin ve ayaklı galericilerin bu konularda biraz daha duyarlı olmalarını ve vatandaşlara yardımcı olmalarını istirham ediyorum.
Trafikten ve parktan söz etmişken akşamları yolları yarış pistine çeviren motor sürücülerine de biraz değinelim. Bizler her ne kadar yetkilileri göreve davet etsek de emniyet personeli Soma’da yaklaşık olarak beş bin aracın başına bir görevli dikme gibi bir şansı yoktur. Sonra sizlerin keyfi uygulamanızın cezasını da görevliler çekmeyecektir. Geçenlerde dışarıdan ilçemize gelen bir trafik amirinin söylediklerini dinlemenizi isterdim, önümüzde yarış yaparak giden motorların arkasından gitme gibi bir şansımız maalesef yok, olası bir kaza anında suçlu duruma düşeceğimiz ve mahkemeye çıkacağımız için sadece seyrettiğini, ancak plakasını alabilirsek cezai işlem yaptığını söyledi. Soma’da akşam Ticaret odasının önü Turgutalp çıkışına kadar olan güzergah yarış pisti haline gelmiştir. Bazı gurupların buralarda iddiaya girerek Cinge’ye kadar yarıştıklarını duyuyorum, birkaç sefer bu yarış olayında kendimde bizzat şahit oldum. Yarış yaptığını nereden biliyordun diyenler olabilir, büyük yarış motorlarındaki sürücülerin yaptığı hareketlerin benzerlerini yaparak onlara özenen ve arkalarına aldıkları insanları uçuruyor gibi arabaların aralarından dalarak çıkan, nutuklar atan insanlara herhalde normal sürücü denilemez, bu yarış pistinin bir diğer ayağı da SEAŞ lojmanlarının önünden başlayarak Belediye mezarlığının bitimine kadar uzana ana yoldur. Defalarca söylüyor ve yazıyoruz, bunlara bu şekilde motor alan, veren anne , babalar yarın bir gün bu vebalin altından kalamazlar, acı ve çırpınışlar fayda etmez, bu insanlar kendi başlarını yaktığı gibi bir başkasının canını da yakarak diğer bir ocağa da ateş düşürebilirler. Emniyet her ne kadar denetimlerini aralıksız sürdürseler de bu denetim esnasında ara yollardan kaçarak aklı sıra kurtulduğunu sananlar kendi sonlarını hızlandırdıklarını düşünmemektedirler. Bence motorlar arabalardan çok daha fazla tehlikeli olmaya ve bu sayının giderek arttığını görmek beni tedirgin etmeye başladı.
Gelecek hafta görüşünceye dek sağlıkla kalın.
Bu yazı 586 kere okundu.
|