|
Selam sevgili dostlar değerli okurlar, Mübarek ramazan ayının ilk haftasını bitirdik inşallah bu hafta ikinci haftaya başlamış olacağız, bu sıcaklarda susuzlukla nasıl baş edeceğiz derken yüce yaradanım o kadar sabır veriyor ki sanki başka zaman kocaman şişelerde su içen ben değilmişim gibi bazen kendi kendime şaşıp kalıyorum. Mübarek ramazan ayı nedeniyle bende yıllık iznimin bir bölümünü sessiz sedasız çam ormanları ile çevrili Kozanlı köyündeki küçücük bahçemde mesut ve bahtiyar şekilde şuh içerisinde, köyümüzün sevimli, cana yakın ve bir o kadarda riyasız, samimi dostlar ile muhabbet ederek eda etmeye çalışıyorum. Bir gerçeği vurgulamak istersem hayatım boyunca ilk defa bu kadar güzel ve sadakatle dolu güzel bir ramazan ayını idrak etmenin sevinç ve heyecanı içersindeyim. Köy kahvesinde teravih sonrası içtiğim her bir bardak çayın tadını zerreciklerine kadar keyfine varıyorum. Rabbim inşallah hiç birimizin ve ülkemizin ağzımızın tadını bozmadan, acıları yaşamadan geçireceğimiz güzel bir ramazan ayı nasip ederek, bayram sevinçlerini bizlere ve tüm İslam âlemine yaşatmayı nasip etsin.
Sevgili okurlarım, Mübarek ramazan ayı dualarımızın ve ibadetlerimizin en çok kabul olduğu en güzel aylardan birisidir. Önceki yazılarımızda hayvanlara bir tas su koyun diye yazdık, sağ olsun dostlarımızdan bir çoğu bunu biz yazsak da yazmasak da zaten yapıyorlar. Geçen hafta teravih sonrası Kozanlı köyümüzün sakinlerinden ve sevilen isimlerinden koca Osman lakaplı çevre dostu büyüğümüzün buz gibi esen damının önünde çayına icabet ettik. Osman amca bir tek canlıya kıyamayan, ağacı, ormanı ve yeşili çok seven, aynı zamanda şimdiye kadar avcılarla olumsuz yaşadığı yüzlerce anısı olan ve muhabbeti seven bir büyüğümüz, bahçesinde en az altı veya yedi tane çeşitli taraflara konulmuş su kaplarına gözümüz ilişti, konuşurken bunların her birinden su içen hayvanların çeşitlerinden konuştuğunda gerçekten şaşırdım kaldım, neden derseniz bugün doğada enden rastlanan karaca, keklik, kirpi vs gibi hayvanlar Osman amcanın bahçesinin vazgeçilmez müdavimlerindenmiş. O kadar sevindim ki yukarıda bahsettiğim içtiğim her bardak çayın keyfini anlatırken bir tanesinin tadı da bu yüzden farklı geldi. İlerleyen günlerde Osman amcanın farklı anılarını, yaşadığı çevre olaylarını buradan anlatmaya çalışacağım. Şimdi gelelim yaşadığımız diğer farklı bir olaya;
Buruşturduğu kağıdı ya da sönsün diye sigarasını su kabının içine atanlarla, yoğurt kaplarını beş paraya çevirenler arasında garip bir mücadelemiz var. Koyduğumuz su kaplarını çöp kutusu sanıyorlar ! Kaldırımlarda iki adımda bir dikilen kocaman çöp kutularını görmeyip sokağın bir köşeğine gizlenmiş su kaplarını nasıl görüyorlar hayret ediyoruz. Eylem içindeyken rast gelsek anlatacağız, konuşacağız ama rast gelmiyor. Buradan sesleniyoruz. Faydalı bir şey yapamıyorsanız yapana engel olmayın. Suyumuza dokunmayın!
Kendisi bir şey yapmayıp olanı yok edenlere parklar, kaldırımlar, oyun bahçeleri ne yaparsanız yapın yaptıklarınız yok edilmeye, hasar görmeye mahkûmdur. hele hele sadece kendi varlığına odaklanmış insanlara ağzınızla kuş tutsanız yaranamazsınız. Aslında esas olan; yaranmak için değil yasaların en önemlisi vicdanımızın sesine kulak vererek doğru olanı yapmaktır.
Bu dünya hala ayakta ise iyinin, doğrunun, vicdanın sesine uyup diğer canları da düşünen suyunu, yemeğini paylaşanların yüzündendir.
Açlığın ve susuzluğun en iyi anlaşılacağı mübarek günlerin içindeyiz. Tam zamanı. Hiçbir canlı aç-susuz kalmasın. Bir köpeğin bir günlük su ihtiyacının üç çay bardağı olduğunu bilirsek bizim yediklerimiz ve içtiklerimizin yanında içtikleri suyun bir damla yemeğin de bir lokma olduğunu daha iyi anlarız..
Yemek suyunu birkaç parça ekmeğin üstüne döküp en yakın çöp bidonunun altına ya da yanına koyarsanız, bir kap temiz suyu sürekli sokağınızın bir köşesinde bulundurursanız
Hem yasal hem de inancınızın gereklerini yerine getirirken iyiye emsal olursunuz.
Bir kap su koyun su gibi aziz olun ! Kozanlı köyünden şimdilik tüm dostlarıma selam ve sevgilerimle güzellikler, muhabbetler diliyorum.
Sevgi ve saygılarımızla,
Bu yazı 510 kere okundu.
|