|
Selam sevgili dostlarım ve değerli okurlarım, Mübarek ramazan bayramınız tebrik eder, sağlık sıhhat ve afiyetler dilerim. Bu haftayı siz saygı değer okurlarımıza bir imza kampanyasına yardım ve destek için imzaya açmış bulunuyoruz. Çocukların hayvanlardan korkuyla uzaklaştırıldıklarını, daha çocuk yaşlarda şiddetin tırmandığını endişeyle izlemekteyiz. Özellikle gençlerde hayvana şiddet ve taciz olayları endişe verici boyutları ulaşırken bu şiddetin ileride insana yönelebileceğinin de ispatlanmış olması endişelerimizi daha da arttırmaktadır. Bu gerçeğin bilincinde ülkelerde hayvan, doğa sevgisi ve her türlü yaşam hakkının en temel hak olduğu öğretisini içeren dersler zorunlu hale gelmiştir. Yaşadıklarımız artık belirli günlerde yapılan etkinlik ve kutlamaların yetersiz olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla aşağıdaki dilekçeyi hazırlayıp , www.sessizkalmasucaortakolma.com
(http://www.sessizkalmasucaortakolma.com/dilekce/dilekce_detay.asp?id=1187 )sayfalarında imzaya açtık.
Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer,
Sayın Bakanımız,
Son zamanlarda aşırı miktarda vukuu bulan, toplum güvenliğine aleni tehlike kabul edilmesi gereken "Hayvana şiddet" olayları gün geçtikçe daha da tırmanmaktadır.
Şiddet uygulamalarının bir anlık olay olmadığı, geçmişinin olduğu, insana gösterilen şiddet olayları için yapılan araştırmalar sonucu çocukluğa dayandığı ispatlanmıştır. Özellikle gençler arasında gittikçe tırmanan hayvana şiddet ve taciz olayları endişe verici boyutlardadır.
Bugün belediyeler yasaları görmezden gelip sahipsiz hayvanlar için bakım merkezi kurmuyor, zehirlemeler, vurmalarla çocuklara örnek oluyorsa, hayvana yapılan her tür eziyet kabahat sayılıyorsa, “ne de olsa hayvandır” düşüncesiyle sadece kendi türünden olduğu için eziyet eden İNSAN birkaç parça nasihatle salınıveriyorsa, para cezaları caydırıcı olması bir yana teşvik edici oluyorsa, hayvana yapılan eziyetlere, tecavüze gelenek gözüyle bakılıyorsa, eğitimde insan sevgisi, doğa sevgisi, güzellikler yıl içinde belirli günlerde vazife savar gibi geçiştiriliyorsa , yasaların gücü uygulayanların önemseme derecesine bırakılmışsa, İNSAN OLMA ERDEMLERİ eğitim içine test çözmeye verilen önem kadar girmiyorsa, dünyanın en genç, dinamik nüfusunun enerjisi ACIMASIZ güce dönüşecek, şiddet dolu, birbirini kıran toplum olma yolunda hızla ilerleyeceğiz.
Belirli günlerde yapılan etkinliklerle değil ana okullarından başlayıp ilköğretim bitinceye kadar yaşam hakkı, hayvan, doğa sevgisi, haklarımız zorunlu ders olarak müfredata girmedikçe , en basitinden, hoşgörü, empati öğretilmedikçe şiddet ve sevgisizlik ,bağnaz uygulamalar devam edecektir.
Artık 21 Yüzyıl Türkiye sinde, sapıklığın, ilkelliğin müsahama görmesini yakıştıramıyor ve kabullenmek istemiyoruz. Sapıklığı serbest tutarken sadece isminin yazılmasını yasaklayan kanunlar istemiyoruz
Çağdaşlığın beton binalar, parklar olmadığını, çağdaşlığın acı vermeden, yok etmeden projeler üretmek, yaşam haklarına saygı göstererek yaşanabilir dünya yaratmak demek olduğunu bilen yöneticiler istiyoruz.
‘’Ne yaptık ki çocuklar neden bu kadar acımasız oluyor ?’’ sorusu yerine nelerin yapılmadığını, uygulanmadığını, yetersiz olduğunu araştırmanızı ve önlemlerin alınmasını istiyoruz. Göstermelik, kağıt üzerinde kalan etkinliklerle bu öğretinin verilemeyeceği kesindir.Müfredata ; hayvan, doğa sevgisinin her türlü yaşam hakkının en temel hak olduğu öğretisini içeren derslerin konulması artık zorunlu hale gelmiştir.
Emir ve görüşlerinize, saygılarımızla arz ediyoruz.
Şiddeti önlemenin yolu sevgiden geçer. , www.sessizkalmasucaortakolma.com adresine girerek imzalarınızla ya da benzer dilekçeyi yazarak Milli Eğitim Bakanı Sayın Ömer Dinçer’e göndererek desteklerinizi rica ediyoruz.
İnsanı insan yapan erdemlere sahip geleceğin nesli için hayvan, doğa sevgisinin her türlü yaşam hakkının en temel hak olduğu öğretisini içeren derslerin eğitimde zorunlu ders olarak yer alması dileği ile….
Sevgi ve saygılarımızla, Allaha emanet olun.
Bu yazı 602 kere okundu.
|