|
Selam, sevgi ve muhabbetlerin en güzeli, en hayırlısı sizlerin olması dileği ile güzel bir hafta geçirmeniz dileği ile bu haftaki konumuza geçmek istiyorum. Sevgili arkadaşlarım her bayram sonrasında eski bayramlarımı güzel, yeni bayramlarımı ? diye devamlı konuşulur.Hayvanları Koruma Derneği bu hafta bana gönderdiği yazıda geçmiş gençlik yıllarımız ve yaşadığımız döneme ait güzel bir değerlendirme yapmışlar ve bana göndermişler. “Anlam veremedik” başlıklı yazıyı aynen bene sizlere aktarmak istedim.
….Çocukluk mahallemde bahçesiz ev yoktu. Kapılar önce bir bahçeye açılır, eve bahçeden geçilerek girilirdi. Sokağımızın yaşlısı Ummuhan Teyze’nin kapısında tavukların girip çıkması için bir delik vardı. Eve getirme limitim dolduğunda sokakta bulduğum yavru kedi, köpeği Ummuhan Teyzenin kapısındaki o delikten içeriye gizlice sokuverirdim. Ertesi gün Ummuhan Teyze “yine bir yavru gelmiş” derdi. Ben de yer bulmanın rahatlığı ile “ olsun beraber bakarız “ der, yemek taşırdım .N e rahattık. Ne hoşt diyen ne pist diyen vardı. Kedi tırmaladı diye yeri göğü birbirine katmazdık. Senenin belirli zamanlarında ağzından köpüklerle acı içinde kıvranan köpekleri annelerimiz sarımsaklı yoğurtla kurtarmaya çalışırdı. Anlam veremezdik neden öyle acı içinde hastalandıklarına . Biz hasta olduğumuzda inleyerek yeri acıdan kazmıyorduk ki. Sonradan belediyelerin zehir kullanarak sokakta yaşayan kedi köpekleri öldürdüğünü öğrendik.
Onca yer varken ,hoş görü içinde yaşıyorken neden yok edildiklerine anlam veremedik.
Yıllar geçtikçe “ gelişme” adı altında mekanlar değişeme uğradı.Bahçeli evlerin yerini apartmanlar aldı. Köyden şehre yoğun göç yöneticilere bazı kararlar aldırttı .İneğini, koyununu, keçisini, horozunu, tavuğunu şehre taşımasınlar diye şehirde hayvan beslemek yasak dendi. Kedi köpek de hayvandı. Gelişmeyi apartman sayanlar “evcil hayvan” statüsüne girenleri de yani kedi ve köpekleri de yasağın içine sokuverdi. Yönetmelikler çıktı, yasalar çıktı kulak veren olmadı. Köyden gelenler , çocukluğu mahallesindeki çomarlarla, sarmanlarla geçmiş büyükler bile “ şehirde köpek olur mu ? “ dediler .Yere tüküreni , gıdaya hile karıştırıp çoluğu çocuğu zehirleyeni, yere çöp atanı, gecenin geç saatlerine kadar bangır bangır müzik yayını yapanı, kavgalarıyla ortalığı ayağa kaldıranı şikayet etmediler. Ama sokağın bir köşesinde yaşamaya çalışan köpeği en büyük tehlike ilan edip yok edilmesini sağlayıncaya kadar şikayete devam ettiler. Buna anlam veremedik .
Bu yazı 644 kere okundu.
|