|
Tüm dostlarıma ve okurlarıma güzel bir hafta geçirmeniz dileği ile sevgiler sunuyorum. Değerli dostlarım; Bire çoğumuz bazen kendi isteğimiz bazen de çocuklarımızın isteklerini kıramayıp onlara hediye olarak evcil hayvanlardan alırız. Özellikle bu hediyeler ya doğum günlerinde ya da karnedeki başarılarından dolayı alınır. O heves geçinceye kadar hayvan baş tacı edilir, birkaç gün sonra önce yemi ihmal edilir, sonra suyu ihmal edilir, ve en sonunda da evi batırıyor diye sokağa atılır. Ben ilan verip de sahiplendirmek isteyen insanlara bir derece saygı duyuyorum fakat giderken deniz kenarına ya da tatile giderek atılan hayvanları bırakanlara kin ve öfke duyuyorum. Hiç kendinizi terk edilen bir hayvanın yerine koyarak acaba ben olsam nasıl olurdu diye düşündünüz mü ? Lütfen şöyle gözlerinizi bir dakikalığına da olsa kapatarak sizi en yakınınızın veya sevdiğinizin bilmediğiniz bir yerde bıraktığını düşünmenizi istiyorum. Önce yaşamak için karnınızı nasıl doyuracağınızı, bir kap içersinde bulduğunuz suların yok olup gittiğini, kaybolduğunu, insanların size cinsiyet ayrımı yapmaksızın nasıl davranacağını, vücudunuza atılacak taş ve sopaların acısını, ve en sonunda açlıktan bir sefil gezerken o şaşkınlıkla vücudunuzun sizi taşıyamayacak hale geldiği için, bir trafik canavarına kurban gittiğinizi düşündüğünüzde ve gözlerinizi açtığınızda acaba nasıl irkilerek kendinizi titremiş halde bulacaksınız. İşte o zamana kadar yuvası sandığı yerde yaşayan sonra terk edilen bir köpeğin başına gelecek olan bunlardır. Burada en ağır olanı da ACIDIR. Sizler hayvanların duygusal yaratıklar olduğunuz sanırım düşünmek istemiyorsunuz. Siz iki köpekten bir tanesinin trafik kazasında öldükten sonra diğerinin başını bekleyerek yoldan atılıncaya kadar başını beklediğini düşünemiyorsunuz değil mi ? Ama ne yazık ki şimdiye kadar üzerine ısrarla basarak beklediğimiz hayvan hakları kanunda istediğimiz cezayı müeyyide ve yaptırımların hayata geçirilmesinde çok yol kat edemedik. Ülkemizde hayvan sahiplenmek o kadar kolay ki, hiç kimseye sen bunu neden satıyorsun veya hangi yasal belge ile ticaretini yapıyorsun, bununla ilgili şartları taşıyor musun diye soracak bir makam maalesef yok. Olsa da icraat denetimi yok. Bugün bir çok yerlerde, ilanlarda, çarşılarda boy boy hayvan resimleri basılarak ticareti rahatça yapılmaktadır. Sevgili arkadaşlar, değerli dostlarım bakınız ; Belediyeler,
“5199 sayılı kanun hükümleri gereği olarak”, “geçici hayvan bakımevi” açmış. “Başıboş hayvanlar burada kısırlaştırılıp, aşılanıp, işaretlenip bulundukları yere bırakılıyor…” Ve “Eğer talep olursa, isteyene, barınaktaki hayvanlardan veriliyor.” Şimdi burada iki sorun ile karşılaşıyoruz bunlardan bir tanesi, nasıl olsa ilçemizde barınak var , bıkarsak oraya bırakır gideriz diyenler var, ikincisi sokağa atarız kim bulursa veya ihbar ederse belediye alırsa alır, almazsa kafasına bir sıkı çekeriz diyebilen maalesef örümcek kafalı insanlarla baş başayız. Yani her iki halde de sahiplenen köpeklerin sonu bir yerde acı ölüm ile bitiyor ne yazık ki. Sahiplenerek sonuna kadar insan var mı , elbette vardır ama bir elin parmaklarını geçerimi, orası işte biraz karanlık. Bazen düşünüyorum acaba kaç kişi yaşamı boyunca terkedilmiş veya başı boş bırakılmış, acı çeken bir hayvanı hayvan sevmezlerin elinden kurtararak, aşılatarak, bir lokma ekmek vererek ve tedavi ettirerek yaşatmak için çaba sarf ediyor. Bunu vicdanınıza sorarak yanıtlarsanız en doğru cevabı ve sonucu itibarı ile pişmanlığa gark olacağınıza inanıyorum. Hayvan satışları ve merdiven altı üretim dediğimiz kayıtsız hayvan sayısı ne yazık ki her geçen gün hızla artarak bu canlılar üzerinden yapılan ticaretin sayısında aşırı bir artış görünüyor. Bu işle uğraşan firma ve şahıslar yeteri kadar denetlenmiyor, denetlense de bu işle iştigal edilen yerlere sırf yasaların verdiği görev yapılmıştır denilmek için bakılıyor, diğerleri gözden kaçırılmaktadır.Ben bu işi bir nevi köle pazarı olarak tabir ediyorum. Buradaki en önemli caydırıcılardan birisi hayvanlara yapılan işkencenin kabahat olarak kalmasını değil, TCK maddelerine girmiş bir ceza olarak görülmesini bekliyor, bununla ilgili kanun maddelerine yeni anayasa da daha çok yer verilmesini istiyorum.
Gelecek hafta buluşuncaya dek şen ve esen kalın sevgili dostlarım.
Bu yazı 529 kere okundu.
|