|
Sevgili okurlarıma yeni yılın bu ikinci haftasında en güzel ve içten duygularımla Merhabalar diyerek bu haftaki yazıma başlamak istiyorum, ama öncelikle geçen hafta bu köşede yazdığım “Kamuda sigara yasağı değiştimi” başlıklı yazı ile ilgili aldığım güzel teşekkürler’in yanı sıra Allahın verdiği nefesi boşa harcayarak l”Laf ola beri gele” cinsinden konuşarak kendini savunup,haklılığını ispat etmeye çalışanlara sadece gülerek,benim hayatımdaki var olan felsefemdeki basın dünyasında yazarlar ve okurlar vardır diye hatırlatarak , buradaki köşemde yazımı yazarım, isteyen okur, istemeyen okumaz hepsine saygımız sonsuz.
Sevgili dostlarım, 13 Aralık ta Resmî Gazete de "DENEYSEL VE DİĞER BİLİMSEL AMAÇLAR İÇİN KULLANILAN HAYVANLARIN REFAH VE KORUNMASINA DAİR YÖNETMELİK" başlığıyla ve daha sonra da "hayvan refahı" ile ilgili yayımlanan düzenlemelerin Avrupa Birliği zorlaması ile çıkartıldığını ve sistemlice zulüm gören hayvanların ihtiyaçlarına, sorunlarına çözüm getiremeyecek nitelikte olduğunu duyuruyoruz. Avrupa Birliği ne uyum sürecinde Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı nın son bir haftada jet hızı ile çıkartmış olduğu yönetmelikler nedeniyle hayvanlar için ciddi şekilde endişe duymaktayız. Türkiye de, mevcut mevzuatın varlığına rağmen, en göz önünde olan sokak hayvanları dahi korunamazken bu tür göstermelik girişimlerle kapalı kapılar ardındaki hak ihlallerinin kesinlikle giderilemeyeceğini düşünüyoruz. 13 Aralık ta Resmî Gazete de yayımlanan yönetmeliğin ismine bakıldığında atılan bu adım, deneylerde kullanılan hayvanların haklarını gözetecek gibi görülse de yönetmeliğin içeriği, hakların esnekleştirilemeyeceği ilkesinden oldukça uzaktadır.
Söz konusu yönetmelik, özellikle 17. ve 18. maddeleri ile yaban hayvanları ve sokak hayvanları için, deneysel ve bilimsel faaliyetlerde kullanım yasağı getirmiş gibi gözükse de bu maddelerin fıkralarında istisnai durumlar da sıralanmıştır. Bu istisnai durumlar, yaban hayvanlarının ve sokak hayvanlarının da deneylerde kullanımını olanaklı hale getirmektedir. Türkiye de, son bir haftada hayvan hakları konusunda birçok düzenleme yapılmıştır. . Hayvan deneylerinin etik dışı olması ve gereksizliği bir yana, tamamen güvenilir olduğu da kimse tarafından iddia edilememektedir. Bu nedenle deneylerde milyonlarca hayvan katledilirken, "test edildi" diye piyasaya sürülen ilaçların kesin bir güvenilirliği olmadığından birçok insan da hayatını kaybetmektedir. Yine Hayvan refahı kapsamında sık sık adı geçen ötenazi (uyutma) denilen ve bir hak olarak tanıtılan öldürme metodundan ise hayvanlar için bahsetmek mümkün değildir. Çünkü hayvanlar, yaşamlarını sonlandırma talebini dile getiremez, bu talebini insana bildiremez. Ötenazide bireyin talebi esas olduğu için, hayvanlar için ötenazi terimini kullanmak da imkânsızdır. Bu nedenle çok istisnai durumlar haricinde, "ötenazi" diye tanımlanan bu uygulamalar, hayvanlar için birer cinayettir
Biz hayvan severler olarak etik açıdan, hayvanların deneylerde kullanılmasına kesinlikle karşıyız ve hayvan deneylerine derhal son verilerek alternatif yöntemlere geçilmesini istiyoruz. Önümüzdeki yıllarda hayvanların sağlıklı koşullarda öldürülmeden yaşatılması için hepimiz sonuna kadar seferber olmaya hazırız.
Gelecek hafta görüşünceye dek şen ve esen kalın, sağlıcakla kalın, “Türkiye’nin havası, Dumansız hava sahası”
Bu yazı 356 kere okundu.
|