|
En güzel günlerin siz sevgili Kurtuluş gazetesi okurlarım ve Somalı hemşerilerimden yana olması dileklerimle bu haftaki yazıma başlamak istiyorum. Sevgili dostlar geçenlerde Manisada yaşanan bir olay içlerimizin parçalanmasına neden oldu.Bizler bu konuyu araştırıken Manisa Hayvanları Koruma Derneği konuyu araştırarak bizleride bilgilendirmişlerdir.Ben bu hafta Manisada insanlık dışı olarak yaşadığımız bu olay ile ilgili gelen yazıyı aynen size aktarıyorum.
…Manisa’da Özge sitesinde oturan G…. Ü….. kirasını ödemediği evi aylar öncesi terk etti. Hakkında yapılan icra işlemi sonucu mahkeme kararıyla evin tahliyesine karar verildi. Tahliye için görevliler gittiğinde kapının kapalı olduğu görüldü. Kapı çilingire açtırıldı.Ev de tek bir eşya yoktu. Etraf köpek dışkıları ile doluydu. Çatıda ön balkona çıkıldığında görevliler dehşet içinde kaldı. Mama kabı olduğu sanılan kabın üstüne yığılmış ufak cins olduğu tahmin edilen bir köpek vardı. Zavallı köpeğin aylar öncesi öldüğü belliydi. İskeleti kalmıştı. Görevliler bu içler acısı görüntüye bakamadı. Şok ve acı içinde arka balkona geçtiler Burada İkinci bir şok daha yaşadılar. Orada da balkonun bir köşesinde ölmüş , iskeleti kalmış ikinci bir köpekle karşılaştılar.Görüntü içler acısıydı. Bir parça saçağın altına sığınmış gibi köşecikte can vermişti.
Ne evin içinde ne de balkonlarda üzerinde yatmak için bir örtü, ne su kabı vardı.Onanın birinde bir köşede parçalanmış birkaç paket süt kutusu ve mama paketinden başka yiyecek emaresi yoktu.
Kiracı köpekleri evde ölüme terk edip gitmişti. Zavallılar açlık ve susuzluktan acı içinde can vermişlerdi. Bu nasıl insanlıktı ? Kapılarda pati izleri vardı. Seslerini duyurmak için kimbilir ne kadar çaba göstermişler ne kadar acı çekmişlerdi,Ön balkon parmaklıklı idi yola bakıyordu. Kimbilir ufacık can gelen geçene sesini duyurmak için ne kadar çok havlamıştı.Arka balkon parmaklık yerine duvarla çevrilmişti. Yüksekliği köpeğin boyunu aşayordu. Onun kendisini gösterme şansı dahi olmamıştı.
Ne bekçi, ne site yöneticisi ne de komşular.hiç kimse çaresiz çığlıklarına karşılık vermemiş, ciddiye almamış kimse yardım etmemiş, uğraşmamıştı.
İnsanlığın kulakları sağır,vicdanı taş olmuştu .Birisi mama kabının üstünde diğeri kısacık çatı altına serilmiş kalmıştı.Önce terk edilmenin daha sonra açlık , susuzluğun acısıyla can vermişlerdi. Onları kurtarmak o kadar kolaydı ki ! Yazıklar olsun diyoruz, onları terk edene, imdat çığlıklarını duymazdan gelip yardım etmeyene, bize insan olmanın utancını yaşatanlara yazıklar olsun..….
Görüntüler içimi paraladı. ne bir minder ne bir kap. Bomboş ev. Çaresizliklerini en ücra hücreme kadar hissettim,yaşadım. Çok acı.
Bir kez daha isyan ettim. Her ne şekilde ve gerekçeyle olursa olsun terk edecekseniz " bakmak" için hayvan almayın. onların ömür yılını dikkate almadan bakmak için aldıklarını sananlar aslında hayvanı " öldürmek" için alıyor. Giden canları geri getirmeyecektir ama bir köşede onlar gibi çaresiz olan belki bir canın sesi olabilir. LÜTFEN bir kez daha sesleniyoruz. Pet shoplardan, evinde üretim yapanlardan, üretme çiftliklerinden hayvan almayın. Sizlerin talebi farkında olmasanız da bir yerlerde acı ölümlere neden olmaktadır. Alıp da başka yerlere,çiftliklere, dostunuza " bakılmak "üzere verdiğiniz hayvanların da rahat olduğunu hiç düşünmeyin. Bu kendi kendinizi teselli etmekten öteye geçmeyen yarattığınız gerekçelerdir. Onları , yaşamlarının sonuna kadar bakacaksanız alın. Çocuğunuzdan hiç farkı olmadığını bilin.
Gelecek hafta bir başka konuda görüşünceye dek, yüzüznden sevgi ve neşe, işerinizde boluk ve bereket hiçbir zaman eksik olmasın sevgili dostlarım.
Bu yazı 638 kere okundu.
|