|
Selam sevgili dostlarım ve değerli Kurtuluş gazetesinin değerli okurları ! Çok soğuk ve sert geçmeye devam eden Soma gündeminden hepinize selam ve sevgilerimi sunuyorum. Hafta sonunu sık olmasa da yine Kozanlı köyünde geçirdim,inanın kışın buraya geldiğim zaman bütün sinir sistemim alt üst oluyor ve günlerce kendime gelemiyorum. Burada duyduğum her tüfek atışı sonrası yanan bir canı düşündükçe içimdeki isyanım tavan yapıyor.Sevgili arkadaşlar, bu kadar sert geçen ve bizlerin dahi dışarı çıkmaya zorlandığı dönemde ufacık bir parça ekmek bulmak için aşağılara kadar inen ve uçarken bile kanatları donan zavallı kuşları avlamakla elinize ne geçiyor ki ? yazıktır gerçekten yazıktır bunun adı bu dönemde avcılık değil caniliktir. Bir canlıyı en zor bir döneminde öldürerek keyif almak nasıl bir duygudur? Geçenlerde katıldığım bir radyo programında söylediğim acı bir gerçeği burada bir kez daha haykırıyorum “ Çok değil bir iki seneye kalmayacak serçeyi bile çocuklarınıza hayvanat bahçesinde göstereceksiniz” Hakikaten bu yolda acımasızca can yakanların kendi canlarında çok acı çekerek son yolculuklarına gittiklerine şahit oldum. Sevgili okurlarım öncelikle şunu kabul etmemiz gerekir ki yaşadığımız bir dünyada insanlar kadar hayvanlarında yaşam hakkı olduğunu kabul etmemiz gerekir. Bakınız hayvanlar konusunda dinimizde yazılmış bir çok yazı vardır. Bunlardan birkaç tanesini yazmak istiyorum,
..Hiçbir varlık sebepsiz ve boşuna yaratılmamıştır. Canlı cansız tüm varlıklar Allah’ı tesbih edip, kendi doğalarınca Allah’a ibadet etmektedirler, Bir hadiste Cenabı Allah şöyle buyuruyor: Rahmetime ulaşmak isterseniz, yarattıklarıma şefkat ve merhametle muamele ediniz, Peygamberimiz ise hayvanlara işkence yapan kimseleri Yüce Allah rahmetinden uzak tutsun. Yüce Allah kıyamet gününde bir serçeyi bile haksız yere öldüren kimseden hesap soracaktır demektedir. Yine dinimize göre hayvanların dövülmesi, işkence edilmesi, zevk için öldürülmesi, aç, susuz bırakılarak ölümlerine sebep olunması, nesillerinin tükenmesine göz yumulması haramdır. Unutmayalım Yüce Allah biz insanlardan, hayvanların gördüğü eziyet, aç ve susuz kalıp ölmelerinden dolayı da hesap soracaktır, Hz. Peygamber, hayvanlarının bakımı ile bizzat kendisi ilgilenmiş, bunu bir küçüklük saymamış, hayvanlarına sırtındaki elbisesiyle onları yüzünü silecek ölçüde şefkatle davranmıştır. Çevreyi korumaya yönelik önlemler alarak Mekke ve Medine’de ağaç kesmeyi ve hayvan avlamayı yasaklamıştır. İslam dini de doğrudan insana yönelik bir tehlike vermedikçe hiçbir hayvanın öldürülmesine izin vermez. Hayvana ağır yük yükleyip eziyet vermek günahtır. Tok olduğu halde zevk için avlanmak hoş görülmemiş, hayvanları hedef tahtası gibi kullanıp onlar üzerinde nişan alma talimi yapmak günah sayılmıştır
“Merhamet edene Yüce Allah da merhamet eder, siz yeryüzündekilere merhamet edin ki göktekiler de size merhamet etsin.” Gibi bir çok örnekleri mevcuttur. Son zamanlarda bırakın hayvanları korumayı , zavallıların kuyrukları kesilmeye, kuyulara atılmaya başlaması, üzerlerine kezzap dökülmesi, gözlerinin kör edilmesi gibi duymak bile istemediğimiz bir çok adice olaylarla karşı karşıyayız. Bilinçsiz avcılık ve gözümüzü döndüren benlik, kendini silahla ispatlama olayı maalesef gün geçtikçe büyümektedir. Anne babalar olarak çocuğumuza hediye olarak tek saçma tüfek hediye edersek herhalde mutfaktaki tencereleri vuracak değil, ne yapacak silahın amacı nedir can almak can yakmaktır öyleyse gideceğim yer hayvancıkların olduğu yerlerdir, onu da bulamazsak ya kediye ateş edilir yada köpeğe ateş edilir.
Sevgili dostlar, Bir gün Peygamberimiz(SAV), etrafında oturanlara şu hikayeyi anlatmıştı: "Yolda gitmekte olan birinin susuzluğu arttı. Hemen bir kuyuya inip suyundan içti. Çıkınca, susuzluktan dilini çıkarıp soluyan ve rutubetli toprak yalayan bir köpekle karşılaştı. Adam kendi kendine, bu hayvan da benim gibi susamış deyip kuyuya indi. Pabucunu su doldurdu, ağzıyla tutup yukarı taşıdı ve köpeğe sundu. Bundan dolayı Allah bu kulunu övdü ve günahlarını bağışladı. Onun için Yunus’un dediği gibi “Yaratanı sevelim, yaratandan ötürü” Hepinize güzel ve sağlıklı bir hafta diliyorum.
Bu yazı 350 kere okundu.
|