|
Okul-Aile Etkileşiminin Engelleri
Çevre ilişkilerinin kurulması ve sürdürülmesinde şu şekilde bir takım dirençlerle de karşılaşılacağı hesaba katılmalıdır.
Alışkanlıklar: İnsanlar genellikle yaptıkları işi aynı düzeyde sürdürmek eğilimindedirler. Alışkanlıklarını değiştirecek değişimlerden hoşlanmaz ve yeni duruma direnç gösterirler. Velilerde bu güne kadar çocuk eğitimi sadece okulda yapılır, okul zaten çocuk için en iyi olan şeyleri yapar, bana herhangi bir görev düşmez düşüncesine sahipken, eğitimin planlanması, yürütülmesi ve tüm süreçlere katılımı kendisinde bu yeni durum için direnç yaratacağı bilinmelidir.
Güvenlik: Gerek veliler, gerekse personel bazı değişimleri, yeni bir uygulamaya gitmeyi, mevcut statik yapının bozulmasına yol açacak bir durum karşısında kendilerini güvenli hissetmeyebilirler. Bazı ayrıcalıkların yitirileceği kaygısını taşımaktadırlar. Bu nedenle güvenlik, statü ve ayrıcalıklarını korumak için karşı duruş davranışları gösterme eğilimleri artar.
Ekonomik kayıba uğrama: Özellikle veliler okulda yapılacak aile eğitimi, aile rehberliği veya halkla ilişkiler başlığı altında verilen ve özünde öğrencilerin daha nitelikli yetişmesi için gerekli olan bu çabaların arkasında, okula yeni kaynak sağlamak düşüncesi olduğunu, kendilerinden yine para talep edileceği duygusundadırlar. Bu kaygılara sahip aileler bu hizmetler için direnç göstereceklerdir.
Bilinmeyen durumlar korkusu: İnsanlar doğal olarak kendisine yabancı olan, bilinmeyen, önceden kestirilemeyen ortamlarda kalınca korku duyarlar. Aile eğitimi, okul çevre ilişkileri de gerek okul, gerekse aileler için yeni bir durumdur. Bu süreç ne getirecektir, ben ne yapacağım, beni neler beklemektedir, bu hizmetler nasıl bir şeydir vb. düşünceler bu etkinliklere katılımı engelleyebilir.
İlgili olmama, gurup ilişkileri: İnsan kendi ilgi, çalışma alanı, ihtiyaç vb. özelliklerine yakın konuları daha iyi kavramaktadır. Eğer ailelerin okuldan ve çocuktan beklentileri yetersizse, eğitimin yararına inanmıyorsa bu çalışmalara ilgi duymayacaktır. Yine çalışma ortamında ileri sürdüğü düşüncelerin başkaları tarafından nasıl algılanacağı, eleştiriye açık olma, alaya alınma, görüşlere gösterilen tepki yani gurup içi ilişkilerde katılımın önemli etkenlerindendir.
Okul-çevre ilişkilerinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan bu dirençlerin giderilmesi için, belli başlı şu tür direnci yenme yollarının kullanılması uygun olacaktır.
Eğitim, iletişim ve bilgilendirme: Eğer direnç göstermenin nedenleri yetersiz bilgiye sahip olunmadan, yanlış anlaşılmadan veya ne yapacağını bilememeden kaynaklanıyorsa, bu yöntem daha yararlı olacaktır. Bu nedenle özellikle okul yönetimi velilere, okul çevre ilişkilerinin okulun daha iyi eğitim vermesi için gerekli olduğunu, okulun çevreyle bütünleşmesinin sağlanacağını, uygulamadaki aksaklıklar için velilerden öneri alınmasının önemini, okulun onlarında ortak malı olduğunu, velilerden beklentilerini, yani bu uygulamanın amacını, nasıl işleyeceğini kime ne görev düşeceğinin önceden velilere açıklayarak ve bilinmeyen durumları ortadan kaldırarak direnci-desteğe dönüştürmeye çalışmalıdır.
Karara katılım-sorumluluk verme: İnsanlar kendi katılımları dışındaki uygulamaları daha rahat eleştirmekte, kendi karar, sorumluluk ve görevinin olduğu uygulamalara ise sahip çıkmaktadır. Bu nedenle yapılacak uygulamalar öncesinde, mümkün olduğunca yoğun muhalefet gösteren velilerin, karara katılmalarına öncelik verilmeli ve görev yüklenmelidir. Bu yöntem işi sekteye uğratmak moral çöküntüsüne neden olmak davranışlarını, destek vermeye dönüştürecektir.
Desteklemek, kolaylaştırmak: Doğal olarak veliler arasında bazı eşitsizlikler bulunacağından, herkesten aynı başarıyı ve desteği beklemek yanlış olacaktır. Bu nedenle okul-çevre ilişkilerindeki organizatörler bu durumu dikkate alarak, her veliye başarabileceği görevleri vermeli, bazı durumlarda bireysel olarak ilgilenmeli, işlerin yürütülmesinde kolaylık sağlanmalı, katılımın velinin gücü doğrultusunda beklemeli, bu yolla zorlanıyorsanız, sizin için şöyle bir yöntem deneyelim şeklindeki yaklaşımlarla veliler desteklenmelidir.
Zorlamalar: Bütün tekniklerin kullanılması sonucu bir sonuç alınmadıysa, bundan sonra yasal yaptırımların son çare olarak kullanılması kaçınılmaz olacaktır. Şöyleki; “bütün uyarılara, gösterilen çabaya rağmen çocuğun okula devamını sağlayamıyoruz. Sizinle de uzun süredir görüşerek, çocuğumuzun okula devamının sağlanması konusunda yardımlarınızı istemiştik. Ama bir sonuç alamadık. Böyle giderse çocuğumuzun okuldan kaydının silinmesi için gerekli işlemlere başvuracağız bilginiz olsun” veya “okul olarak çocukların başarısı için çaba gösterdik. Ama siz veli olarak okulda yapılan bu çalışmalarda bize destek olmadınız, şimdi ise benim çocuğum hala hiçbir şey bilmiyor diyorsunuz. Bunun tek sorumlusu biz değiliz. Sınavlarda başarı gösteremezse sınıf tekrarı yapacaktır, haberiniz olsun.” Şeklinde yasal yaptırımların kullanılması, son çare olarak okula karşı direnci kırmanın bir yoludur.
İşte okul çevre ilişki organizatörleri, aile eğitimindeki etkileşimi engelleyen, ailenin özellikleri, ailenin okul etkinliklerine niçin katılmadığının nedenleri, ailelerin gösterdikleri direnç ve etkilerin tutumları gibi faktörleri önceden bilmeli, çalışmalar öncesi bu yetersizlikleri tamamlamalı veya bu özelliklere uygun olarak aile etkinliklerini planlamalıdır.
Bu yazı 112 kere okundu.
|