Haber Ara
Canlı Yayın
Gazeteler
Genel Editör
Yazarlarımız
DOĞAL HAYAT VE ÇEVRE 2
Şeref ÖKSÜM
|
|
DOĞAL HAYAT VE ÇEVRE 2 |
Sevgili Çevre ve Gönül Dostlarımız ; Bu hafta siz gönül dostlarımızla tekrar bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz,ne mutlu ki yine dolu dolu bir haftayı daha sağlıkla geride bıraktık, herkes yaşam mücadelesine bir şekilde devam ediyor,bu hayatın bize yaşamamız için bahşettiği bir yaşam sistemidir Geçen haftaki yazımızda biraz Doğal Hayat ve Çevre Derneğimizden,birazda çevremizdeki yaşananlardan bahsettik,tabiî ki çevre denilince aklımıza o kadar geniş bir yelpaze düşüncesi geliyor ki bunları burada bir çırpıda ne anlatmak mümkün nede tartışmak mümkün,bizler ancak burada dilimizin döndüğü kadarıyla yaşadığımız çevrede meydana gelen olayları ve yapılmasını istediklerimizi yazacağız,bilmiyorum daha bu doğadan isteyecek çok yüzümüzün kaldığını da düşünmüyorum. Bu hafta ki yazımda çevre ve doğal yaşam üzerine yazılan yazıma devam etmek isterken bir gurup arkadaşımla konuşurken kendimizi çevrecilik nedir kavramını sorgularken bulduk.Son zamanlarda Çevrecilik kavramı hayli dillerde dolaşmaya başlandı.Ancak bizler çevreci kime denir sorusu yerine çevrecilik konusunu işleyen insanların kendilerinin ne kadar çevreci konusunu tartışmaya başladık.Ancak burada güzel bir atasözünü de geçen iğne çuvaldız misali, birazda çuvaldızı kendimize batırmamızı konuştuk. Peki çevre koruma amacıyla yapılan projelerde kullanılan kağıt,poşet dosya,naylon gibi materyalin kullanılması acaba ne kadar doğru,kaçımız eve gönderilen ve anında yırtılıp çöpe atılan ödeme bilgileri yerine tebliğlerin email ile gönderilmesini ve toplamda düşünüldüğü zaman israf edilen maddi ve zaman maliyeti konusunda da önemli bir yer işgal,tonlarca ağacın kesilmesinden kurtarılmasına destek oluyoruz Suyu az kullanalım, hayvanlara eziyet etmeyelim, Çöplerimizi yere atmayalım derken tükettiğimiz kağıtlar acaba sonunda nerelere gidiyor, alanlarda yapılan eylemlerdeki bastırılan broşürler acaba nerelere gidiyor,yapılan eylemler bittikten sonra arda kalan atıkları hiç gördünüz mü TV de izlediğim zaman haberin başlığını dinlerken eyvah diyorum arkadaki atıklar çöp yığını olarak kalmasa bari diye dua ediyorum.Bu kirlilikten arda kalan pisliklerle acaba nasıl bir hak arama şeklidir ki izahı var mıdır mümkün müdür maalesef hayır ben onlara inanıyorsam bile arda kalanları gördükten sonra içimdeki olumlu düşünce anında negatife dönüşmektedir.1 Ton beyaz kağıt geri kazanıldığın da 16 adet çam ağacının, 1 ton kullanılmış gazete kağıdı geri kazanıldığında ise 8 adet çam ağacının kesilmesi önlenmiş olur.Belediyemizin belirli noktalara koymuş olduğu atık cam şişe toplama kutularına kaçımız boş şişeleri atıyoruz acaba Oysa geri dönen her bir ton cam için 100 litre petrol tasarruf edilmiş olur. Bizler yolda giderken kaç kişiye yere attığı çöpün , sigara izmaritinin veya gazete kağıdını alması için ikaz etmişizdir, geçenlerde bir okulun önünden geçerken yediği tostun kağıdını yere atan bir öğrenci ile karşılaştım en tuhaf olanı annesi de beraber atılan kağıdı görüyor,özür dileyerek eğildim kağıdı aldım ve az ilerideki çöp kutusuna attım,annenin yüzüne baktığım da ifade o kadar mahcuptu ki anlatamam. Bizler burada kimseyi yargılamak hakkına sahip değiliz ancak bugün yere atılan kağıt,yarın çöp poşeti, atık pile, plastik maddelere dönüşecek .Çalıştığım kurumda atık pillerin toplanması ile ilgili atık pil toplama kutusu var temizlenmek için açıldığında ise içinden çıkan sigara kutuları , kibrit , ve izmaritler çıkmaktadır..Bunları yaparken içimizden biri çıkıp bunun sadece pil toplama kutusu olduğunu,veya yediği tostun yere atmasının sakıncalı olduğunu söyleyebilse zaten sorun kalmayacak. TV lerde zaman zaman haber kanalarında veya panellerde iklim değişikliği ile ilgili haberleri dinleriz işimize gelirse devam ederiz işimize gelmese dizi filmlere geçeriz.Bur da bahse geçen konulardan bazılarında karbon salımının engellenmesi ile bireysel araçlarımız yerine toplu taşıma araçlarını kullanalım, veya karbon emisyonu az diye treni tercih edelim denildiği zaman kaçımız buna uyabiliyoruz, en kısa mesafelerde bile motosiklet kullanıyoruz da kaçımız bisiklet kullanıyoruz hiç dikkat ettiniz mi Bizim gençlik yıllarımızda bisiklet en lüks kullanım aracıydı ve belirli kişilerde vardı ve herkse bu bisikletlere hayranlıkla bakardı ama o zaman arabaların çıkardığı egzoz gazları havayı şimdiki gibi kirletmiyordu rahatlıkla çimenlerin üstünde güreşler yapabiliyorduk ,şimdi söyler misiniz veya gösterebilir misiniz böyle bir yeşil alan acaba çevremizde var mı Etrafımızda bulunan birkaç piknik yerine gidiliği zaman hemen anne baba çocuğuna bağırmaya başlar.evladım oraları pis kalk yatma veya oturma neden çünkü bizden önce gelip orada piknik yapan,mangalını yakan zatı muhterem efendi işi bitmiştir kömürün ve yediği etin pisliklerini saçmıştır.Artık muhterem için önemli olan o günün anısına keyfini yapmıştır ve işi bitmiştir. Sevgili dostlarımızdan hatırlayanlar olacaktır bizim Somaya geldiğimiz yıllara da Kırkağaç boğazına doğru giderken bugünkü aksu mevkii olarak bilinen yerde öyle temiz ve berrak bir su göleti vardı ki bırakın içmeyi insanlar neredeyse nazar olacak diye bakmaya kıyamazlardı o kadar berrak suyu ben hayatımda görmedim desem yalan olmaz ki oysa bugün bakın aksu yapay su ile canlandırılmaya çalışılıyor ne oldu ki neden kayboldu hiç düşünen oldu mu acaba Azot çamlığı,ilim ışıktır tepesi,cennet çeşmesi bugün acaba aynı güzellikte midir hala piknik yapabiliyor mu acaba Bu soruları kendimize sorduğumuz zaman çevrenin biz insanoğluna verdiği nimetleri geri aldığını düşüneceğiz. Bu durumda Ne olacak bu dünyanın hali üzerine Birleşmiş Milletlerin (BM) yayımladığı bir raporda dünyadaki çevre tahribatını değerlendirilmekte ve bazı bilimsel bulgular özetle şöyle sıralanmaktadır Sulak alanların yaklaşık olarak yarısı son 100 yıl içinde yok oldu. Baraj ve diğer su yapıları dünyadaki nehirlerin %60 ını bozdu ve dünyadaki tatlı su balıklarının % 20 si kayboldu. Ormanların yarısı tüketildi ve halen tropikal ormanlar alarm veren bir hızla yok edilmeye devam ediliyor ve ağaç türlerinin % 9 u yok olma riski altında. Balıkçı filoları, denizlerin yerine koyabileceğinden çok daha fazla balık avlamakta. Bunun sonucu olarak, balık alanlarının %70 i aşırı avlanmaya maruz. Son 50 yılda tarım alanlarının 23 ü erozyon ile fakirleşti ve ormanların 13 ü de tarım alanına dönüştürüldü. Bir sonraki yazımızda buluşuncaya dek yüzünüzden sevgi ve mutluluk,içinizden huzur ve neşe eksik olmasın HOŞCA KALIN
Bu yazı 1491 kere okundu.
|
 |
 |
|
YORUMLAR
erkan 2008-11-21
çok güzel
Bence yerinde ve hoş bir yazı çokta güzel olmuş başarılar dilerim
ŞEREF ÖKSÜM 2008-11-19
TEŞEKKÜRLER SAYGIDEĞER DOSTLARIM
Sevgili arkadaşlarım yaklaşık 2 haftadan beri sizlerle beraber olmanın mutlululuğunu yaşıyorum.
Burada yazmış olduğumuz ve dağarcığımızdan çıkan kelimelerle,amatör bir ruhla içimizden geçen duyguları siz okurlarımızla paylaşıyoruz.
kimseye bilgi satmak,egomozu tatmin etmeye niyetlenmiyoruz.Her yazımı, yayılanmadan farklı günlerde defalarca okuyup düzeltmeye çalışıyorum.İnanıyorumki diğer köşe yazarları arkadaşlarımda aynı güzellikte ve aynı duyarlılıkla yazılarını yazdıklarına ve bizlerle paylaştıklarına inancım sonsuzdur, değerli yazar arkadaşlarımda bize ayrı güç veriyorlar,hepsine buradan ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bize her konuda yardımlarını esirgemeyen ve size ulaşmamamızda rehber olan Kurtuluş gazetesinin değerli çalışanları ile Müdür yardımcım Sayın Erdoğan DOSTUM'A teşekkür etmeyi bir borç bilirim.
ibrahim hoca 2008-11-19
Halka Hizmet
Kayden özfethiyeli,gönülden ekmek yediği yere hiç bir zaman inkar etmeyen,içimizden bir olan SOMA sevdalısı,Şeref hocamı sevgi ile kucaklıyorum,başarıların devamını diliyorum

|
|
SON YAZILARI
|
|
BİZ BÜYÜDÜK VE KİRLENDİ DÜNYA !
VİCDANIN SESİ
HIDIRELLEZ ÇOŞKUSU VE ÇEVRE
TUTSAK ÖZGÜRLÜK
KÖPEK ÖLÜMLERİ VE SUÇLULAR
KEDİ KÖPEK TÜYÜ ZARARLIMIDIR
EVDE BAKILAN HAYVANLAR’IN TAHLİYE KARARI
YAŞAM HAKKI YOK EDİLEMEZ !
SOKAK HAYVANLARINI KİM KORUYACAK
HOŞGÖRÜ-SEVGİ YUVALARI
|
Hava Durumu
|