Sevgili Doğa ve çevre dostlarımız; Bu haftaki yazımıza geçen haftadan gündeme getirdiğimiz suyumuzun dikkatli kullanımından sonra,alınacak önlemler ve suyumuzu israf etmeden kullanmamızdan bahsedeceğiz. Şu an oturmuş olduğum sosyal site lojmanlarında her sene Nisan, Mayıs aylarında Genel Müdürlük bir duyuru yaparak sitenin tüm girişlerine ,ilan panolarına vatandaşların görebileceği yerlere suyumuzun dikkatli kullanılması ile ilgili duyururlar asar, bu yazılarda,bahçe yapılmamasını,araç yıkanmamasını,çimlerin işletme görevlileri tarafından sulanacağı ve suyu idareli kullanmamız yönünde hatırlatmalar yapar. Ancak bu çağrıya uyan duyarlı aile sayısı maalesef sayılıdır..Nede olsa Allahın suyu tükenir mi, hele lojmanın suyumu biter mi düşüncesi ile hareket eden insanlarımız kendi bildikleri duayı okumaktan asla vazgeçmezler, sonuç pekte değişmez çünkü Müdürlük herkesin evinin önüne bir güvenlik görevlisi veya kontrol memuru mu dikecek yok, öyleyse; biz yinede üzerimize düşen tasarrufu yapalım, başkalarının iyi yanlarını örnek alalım yeterli. Bazen gittiğim yerlerde veya çevremizde bulunan çimlerin, sözde büyük bahçelerinin sulanmalarına şahit oluyorum,20cm aralıklarla birer tane fıskiye koyuyorlar, veya döner demir ayaklı dörtlü fıskiyeye ,aç suyu gitsin,suyun nereye aktığı veya nereyi ıslattığı önemli değil,ister yola gitsin,isterse çime gitsin önemli olan suyu verdik mi verdik. Ben mi çok hassasım, insanlar mı çok umursamaz bu sorunun cevabını bir türlü bulamadım, neden bazı insanların bilinçsizce tükettiği suyun günahını. diğer insanlar çeksin. Millet susuzluktan kırılırken senin evin balkonuna çıkıp, halı yıkaman bu kadar mı acil? Bahçedeki bir aylık ömrü olan süs bitkisini her gün hortumlarla saatlerce sulaman çok mu önemli? Sevgili kardeşlerim bugün dünyamızda yaklaşık olarak 5-6 milyar kadar insan yaşamaktadır. Her biri, el yıkarken, diş fırçalarken veya banyo yaparken fazladan günde 1 litre su harcasa, bu miktar günde 5-6 milyar litre veya 5-6 milyon ton su israfı demektir. Bunu herkes benim kullandığım veya israf ettiğim sudan ne olur ki, toplasan bir kova bile etmez düşüncesiyle hareket ederse, maalesef yarın içecek suda bulamayacağız. Susuz bir dünya kurumuş ağaç gibi gibidir. Sevgili kardeşlerim, öyleyse halen neden suyumuzu bilinçsizce tüketmeye devam ediyoruz. Bunu kendimize soralım. Türkiye de toplam su kullanımının dörtte üçü yanlış uygulamalar yüzünden tarımsal sulamaya gidiyor D.S.i yetkilileri de halen sulanabilir alanların sadece yüzde 6 lık bölümünde yağmurlama ve damlama metodunun kullanıldığını, oysa bu yöntemlerin yaygınlaştırılmasıyla en az yüzde 50 oranında tasarruf sağlanabileceğinden bahsediyorlar. Birkaç yıl önce olduğu gibi musluklardan su yerine hava gelmesini, geceleri sabahlara kadar ailemizin musluk başlarında su beklemesini istemiyorsak, bugünden tedbirli olmak, hazır suyumuzu akıllı kullanmak zorundayız. Yarın içmek için kullanacağı suyu, bugün ölçüsüzce tüketen kişi, çevresine, zararlı olan insan demektir. Bu toplumun her bireyin ülke kaynaklarımızın korunması adına yapacağı veya alacağı bir çok önlemler vardır, bunlardan bir kaçını sayalım; Musluklarınız su damlatıyorsa, mutlaka tamir ettirelim. Damlayan musluklar günde 30200 litre suyun ziyan olmasına sebep olur Sebze ve meyvelerinizi akarsuyun altında yıkamak yerine, bir kabın içinde yıkayalım. Yıkama sularını daha sonra çiçeklerinizi sulamak için tekrar kullanalım. Elde yıkadığınızda, bulaşık durulama suyunuzu biriktirip tuvaletlere dökmek için kullanalım. Bulaşık makinenizi tamamen dolduğunda çalıştıralım. Bu hem elektrik hem su tasarrufu demektir. Evde harcadığımız suyun yüzde 15-20 si çamaşır yıkamak için kullanılır. Çamaşır için sadece su değil, enerji ve deterjan da harcanır. Çamaşır makinemizi tamamen dolduğunda çalıştırmalıyız. Bu şekilde, her yıkamada 10 litreye kadar su tasarruf edebiliriz. Yıkanırken, küveti doldurmayı değil, duş yapmayı tercih edelim. Rezervuar veya sifonların tamirinden kaçınmayalım. Sevgili dostlarımız , suyun israf edilmemesi ve böylece dünyada su dengesinin bozulmaması için elimizden gelen her gayreti göstermeyi kendimize bir vazife bilmeliyiz param var harcarım,sorun değil mantığının yerini param olsa da yarın su bulamayabiliriz mantığı almalıdır. Bazı kurumlar elektrik karanlık, susuzluk, kuraklıktır başlığı altında su ve elektrik israfını önleyen kampanya başlatmışlar ve konu ile ilgili afişler hazırlatarak esnaflara ve vatandaşlara dağıtmışlardır. Gerçekten memleketimizde duyarlı, erdemli insanların bu örnek davranışı da yarınlarımızın korunması adına bize gurur vermektedir. Bu su, sadece bizim değil, dünya üstünde yaşayan her canlının hakkıdır. Suyu öyle sorumsuzca akıtan, başkalarının susuz kalmasına neden olur. Gelen susuzluk ve kuraklık sadece suçluları değil, sessiz kalan toplumu da mahveder.. boşa akan su hayatımızdan giden yıllar gibidir. Hepinize sevgiler ve saygılar
Bu yazı 1194 kere okundu.
|