Ülkemizde çevrenin korunması ile ilgili çeşitli yasa ve hükümlerle hayvan varlığımızın korunmasına çalışılmaktadır ve bu kapsama bilhassa nesli tükenmekte olan hayvanlarımız girmektedir. Yakın zamanımıza kadar ormanlarımızda gördüğümüz, Vaşak, Leopar, Geyik, Dağ keçisi, Kunduz, Kurt, Tilki, Ayı, Sırtlan, çakal, kelaynak gibi hayvanları acaba yakın zamanımızda görenimiz var mıdır?, olsa bile her bölgede var olduğu söylenebilirimi ? Sorunun cevabı zaten kendi içerisindedir, belki İç Anadolu veya Doğu Anadolu nun bazı kısımlarında görülebilir ama buda genel çoğunlukta canlı neslinin aynı şekilde devam ettiğini göstermez. Sevgili kardeşlerim amacımız çevreye zarar vermeyen, avcılığı katliama dönüştürmeyen sağlıklı bir şekilde yapılması ve ekolojik dengenin bozulmamasıdır. Maalesef bilinçsizce yapılan av sonucu bazı av hayvanlarımızın nesli tükenmek üzeredir. Gelecek kuşaklara Dengesi bozulmamış bir doğa bırakmak istiyorsak Avcılığı da bilimsel yapmak zorundayız. Bilinçli avcı doğayı ve hayvanları koruyarak, doğadan ve karşısındaki av hayvanından en iyi şekilde ihtiyacı kadar yararlanmayı, üreme zamanında, neslinin devamı ve yaşam alanlarının bozulmaması için elinden geleni yapmayı hedefler ve bu konuda diğer avcılara örnek olur. Sevgili dostlar. aslında ülkemizde yaban hayvan sayısı türü fazla olmakla birlikte, ne yazık ki çoğunun sayıları yok denecek kadar azalmıştır. Bunun en önemli nedenlerinden biri de bilinçsize yapılan avcılıktır. Gelecek nesil gençlerimiz ve çocuklarımıza insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen canlı varlıkları koruyamadığımız için bu zenginliğimiz maalesef sona erecektir., hatta bu. ülkemizde yaşamış olan,çoğu hayvanların isimlerini dahi belki ders kitaplarında ancak bulabileceğiz. Unutulmaması gerekir ki hayvanlarımızın varlığı ülkemizin milli servetidir. Bilinçsizce ve acımasızca yapılan avlanmakla ,doğal hayata verilen zararın, Devlete karşı işlenen suçlardan hiçbir farkı yoktur. Bugün bilinçsizce yapılan her türlü avlanma, tilki,geyik,balık,tavşan,keklik, vs tüm canlı neslinin tükenmesine neden olacak kadar acımasızca avlanılmasına devam edilmektedir. Avcılık ve atıcılık derneklerimiz dahi zaman zaman bilinçsiz avcılık nedeniyle, pek çok hayvan türünün yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalındığından yakınarak. Alınan tüm önlemlere ve uygulanan cezalara rağmen bilinçsiz avlanmanın Önüne geçilemediğinden duydukları rahatsızlıkları dile getirmektedirler,Biz çevreciler bu konuda duyarlılık gösteren avcı arkadaşlarımıza gerçekten teşekkür ediyoruz. Geçen akşam bir televizyon kanalındaki balık satıcısı Marmara da çoğu balık neslinin tükendiğini,daha önce tezgahında sattığı bir çok balık çeşidini artık göremediğini anlatırken ? Ölçüsüz bir avcılık anlayışıyla adeta bir şey bırakmamacasına yapılan avlanma devam ederse, insanımızın eskiden olduğu gibi sofrasında ne balık nede deniz mahsulü göremeyeceğini , bilinçsiz şekilde troller ile yapılan avcılığın balık neslini bitirdiğini ve bundan da her kesimin büyük zararlar göreceğinin kaçınılmaz olduğunu adeta haykırıyordu, Bugün ortaya çıkan kültür balıkçılığının gelişmesinin belki de en önemli nedenlerinden birisi de ,balık neslinin tükenmesi ve balık yataklarının bozulmasından dolayı yeterince balık ürememesidir, bu konu sadece Marmara bölgesi değil,tüm denizlerimiz, tatlı sularımız, derelerimiz, nehirlerimiz için aynı sorunlar devam etmektedir.. Etrafımıza baktığımızda yakınımızda bulunan Sevişler barajı ve Sarı Beyler barajındaki balıkların gelişi güzel bilinçsizce avlanılmasından dolayı burada bulunan kooperatiflere zarar verildiği düşünülerek avlanılması yasaklanmıştır. Oysa her kez amatörce sportif amaçlı olarak bunu yapabilseydi bugünkü yasaklamalar yaşanmayacaktı. Bunun için biz çevreciler olarak üç tarafı denizlerle çevrili olan ülkemizde kurulması düşünülen ?Denizcilik Bakanlığı?nın bu konunun önem ve ehemmiyeti bakımından faydalı bir adım olacağını düşünüyoruz. Anadolu muzun paha biçilmez mirası ,doğanın canlı güzellerine, hem de Milli serveti olarak nitelendirilen hayvanlarımıza lütfen sahip çıkalım doğada kendi halinde yaşayan, hiç kimseye zararı olmayan bu ve bunun gibi bütün canlıları öldürmenin hiçbir anlamının olmadığını ve de insanlık adına büyük bir ayıp olduğunu unutmayalım. Hepinize Huzur dolu,mutluluk dolu yaşamlar diliyorum.
Bu yazı 3784 kere okundu.
|