Sevgili Gönül dostlarım, daha önceki yazılarımda da değindiğim gibi Mart ayı bizim etkinlik yönden sevdiğimiz aylardan birisidir, Dünya su günü,Orman haftası,Sivil savunma haftası,Mart ayına rastlamaktadır.Ormanın korunması,önemi, faydaları,ülkenin milli serveti olarak orman üzerine her gün yazsak kesinlikle konuyu bitiremeyiz. Malum olduğu üzere ormanlarımız, hızlı nüfus artışı, yangınlar,yeni tarım alanları açmak,konutlar için yer sağlamak, sanayileşme ,ısınma v.s amaçlı nedenlerden dolayı yok edilmektedir. Son yıllarda turizm alanında yapılan yatırımlarının daha çok ormanlık alanlara kaydırılması önemli miktarda orman alanlarımızın kaybedilmesine neden olmuştur. Bu kayboluşun en önemli suçlusu da maalesef biz insanlar olduğunu unutmamamız lazım ayrıca hızlı tükenişin yanında sanayileşmenin getirmiş olduğu kirlikte had safhaya ulaşınca,sadece tükenen ormanların olmadığı, gelecek nesil insanlarında bu tükenişten etkileneceği ,bu etkilenişin ciddi boyutlarda tehlikeli yaratacağını artık bilinen bir geçektir. Sorunun çözümü için önce Avrupa daha sonra da Birleşmiş Milletler Örgütü konuyu uluslararası bir sorun olarak ele aldığı için 21-26 Mart Orman Haftası olmasını kararlaştırılmıştır. Birçok ülkede kutlanmakta olan Dünya Ormancılık Günü nün başlıca amacı; Ormanların korunması, geliştirilmesi iyi bir şekilde işletilmesi, çeşitli yayın organları aracılığı ile halka duyurulması ve bu yöndeki ilgisinin arttırılması ,orman sevgisini çoğaltılarak, ormanlar hakkında insanları bilgilendirmek şeklinde açıklanabilir. Sevgili Gönül dostlarım bir ağacın yetiştirilmesi seneler almaktadır, ağacı, ormanları yakmak kolaydır, ama yetiştirip büyütmesi bir çocuk gibi bakımlı ve zahmetlidir.burada zahmet derken yanan ağacın yerine yenisi gelinceye kadar olan süreden söz ediyorum, bu süreye belki bir ömür bile yetmez ,içindeki yüzlerce canlıya, binlerce bitkiye kucak açan ormanlar bizim milli servetimizdir.O zaman ormanlarımızı korumak ,ormanlarımıza sahip çıkmak gelecek nesillere bırakacağımız emanete sahip çıkmaktır,bu emanete lütfen iyi bakalım ve koruyalım,uymayanları uyaralım Çevreye, doğaya, ormana zarar verenler bizleriz. Bizler ne kadar dikkatli olur, vatandaşlık görevlerimizi en iyi şekilde yerine getirirsek birçok sorunu da aşarız. Bunları yapmadığımız taktirde yaşadığımız çevreden bir şey beklemeye hakkımız yoktur. Orman denildiği zaman sadece ormanlık alanlardaki toplu ağaçları düşünmeyelim,her yerde ve her çeşit ağaç dikimi ve yetiştirilmesi bu güzelliğin içinde görelim .Ağaç dikmek ve yetiştirmek bir vatan borcumuz olduğu kadar, dinimizce de kutsal sayılan bir görevdir Orman yangınlarının, yarattığı olumsuzluklar sadece o bölgede değil kilometrelerce uzaktaki doğal yaşam alanlarını da etkilediği bir gerçektir , aynı zamanda yanan yerdeki biyolojik çeşitlilikte tükenmekte, yaban hayvanlarının yaşam alanları da yok olmaktadır.Bu tükenişlerin hepsi memleketimiz için ekonomik ve sosyal sorunları tetiklemektedir. Lütfen yangınla ile ilgili şüphelerimizde hemen alo 177 Orman Yangın İhbar Ekibini haberdar edelim, geç kalmayalım, bu şekilde yüzlerce ağacın yanmasını engellemiş oluruz,yangınla mücadele stratejisinin en önemli birinci maddesi ?önleme? ve erken uyarı olduğunu asla unutmayalım. Sevgili dostlar bu arada orman yangınlarında hayatını kaybeden gerek orman görevlilerine gerekse bu çalışmalarda hayatını kaybeden diğer kardeşlerimizi de saygı ile anıyor.,.Tüm Orman çalışanlarımıza sevgiler sunuyoruz,gelecek haftaki yazımızda buluşuncaya dek; Gönlünüzden sevinç ve neşe,Kalbinizden sevgi ,ve merhamet ,Evlerinizde neşe ve muhabbet asla eksik olmasın, Hoşça kalın
Bu yazı 1010 kere okundu.
|