Sevgili Gönül Dostlarımız, İnsan olarak çevremizdeki yaşayan bütün canlılardan sorumluyuz. Muhtaç olan insanlara yardım ettiğimiz gibi hayvanlara da yardım etmeliyiz, bir gün mutlaka bu dünyadan göçüp gideceğiz ve bedenimiz toprak olacak. İnancımız ne olursa olsun, bizim gibi bu canları da ?Yaradan? yarattı.. Neden bu hayvancıkları öldürmeye kalkarız bir türlü anlayamadım, onları ölümle cezalandırmak yerine bir lokma ekmek ve birazda sevgi versek bakışlarıyla bize çok şey ifade edecek dolayısıyla insan olmanın ne demek olduğunu daha iyi anlayacağız sanırım! Kuş gribi bahanesiyle Tavuklar, Horozlar. Kuşlar katledildi, hatta çoğu açılan çukurlarda diri diri gömüldü, sonucunda ise keneler türedi ve kuş gribinden daha çok insan öldü kene yüzünden. Sokaklardaki köpekler öldürülüyor sonucunda dev boyutlarda fareler cirit atıyor. Sokak köpekleri kadar fareler de kuduza neden oluyor, ama duyulmuyor. Her gün gazetelerde ve televizyonlar da zehirlenen, zevk için öldürülen, hatta oyuncak haline getirilen hayvanlarla ilgili birçok olumsuz haberleri okuyor, görüyoruz içimiz acıyor. Sokaklar işkence görmüş hayvanlarla dolu aç ve bakımsız olan hayvan sıkıştığında doğal olarak tabi ki saldırıyor. Topyekûn hayvanları yargılıyoruz, hepsi katil diyoruz. Aslında onları katil yetiştiren yine insanoğlu olarak bizleriz. Sizler yolda kaza geçirmiş veya zehirlenmiş can çekişen bir hayvanın yerde umutsuzca yatarken gözlerinden gelen yaşı, bakışlarındaki acıya tanık oldunuz mu? acıdan iki büklüm kıvranırken çektiği acıyı hissedebiliyor musunuz veya geride kalan yavrularının olduğunu düşünebiliyor musunuz ??Evet? diyorsanız ne mutlu ki sizlere ulvi merhamet duygularına erişmişsiniz demektir.. Bu arada kıymetli dostlarımızdan Ankara Gölbaşı İşletme Müdürü sayın Mustafa GÖSTEREN bey, geçen hafta bir e-mail göndermiş ,ilgimi çekti bu mailden birkaç satırını sizlerle paylaşmak istedim,güzel duyarlığından dolayı ayrıca teşekkür ediyorum. Görevli olarak gittiğim yabancı bir ülkede gördüklerimden çok etkilendiğim bir olayı sizlere ve dostlarımıza aktarmak istiyorum. Bir etkinlik çerçevesinde otobüsle uzunca bir yol kat ettikten sonra ormanlık bir alanın kenarında durduk otobüsün gideceği yol olmadığı için yürümek zorundaydık, patika bir yoldan gideceğimiz noktaya ilerlerken sağda solda yere saplanmış durumda sopalar ve üzerlerinde bizim tas diye isimlendirdiğimiz kaplar gördüm, dikkatimi cezp ettiği için ne işe yaradıklarını mihmandarımıza sordum bunlar nedir ne işe yarıyor diye, aldığım cevap çok enteresandı yağmur kar yağdığında bu kaplar dolacak ve ormanda yaşayan bütün canlılar su ihtiyaçlarını bunlardan sağlayacaktı çok hoşuma gitti ve kendi kendime düşündüm medeniyet denilen şey bu olsa gerek? Güzel çalışmalarınızdan dolayı sizleri kutluyor selam ve sevgilerimi sunuyorum?. Değerli dostlarıma, en derin saygı ve sevgi dileklerimle iyi haftalar diliyorum, Hoşca kalın.
Bu yazı 877 kere okundu.
|