Doğal Hayat ve Yaşam Dostlarına Selamlar Maalesef acılı bir haftanın içine girdik. Hakkari Şemdinli den gelen acı haber yüreklerimizi yaktı kavurdu. Ve bir civanmert delikanlıyı daha kahpe kurşuna feda ettik Somamızın yetiştirdiği evlatlarımızdan Uzman çavuşumuz Mete HAN ı bir avuç eşkıyaya,vatan hainlerine kurban vermenin acısı içerisindeyiz, üzüntümüz sonsuzdur. Fakat unutulmamalıdır ki bu memlekette vatan için savaşacak geride daha çok Mete ler var. Bir Mete miz şehitlik mertebesine erişti, geride daha binlerce bu vatan için gözünü kırpmadan şehit olacak, Meteler, Mehmet ler, Ahmet ler dökülen kanların,şehit analarının intikamını almak için sırada bekliyorlar. Devlet için, vatan ve millet için, ay yıldızlı bayrak, canımızdan aziz bildiğimiz bu toprak için, milletimizin birlik ve dirlik içinde yaşaması, huzurlu ve mutlu olması için, ruhunu Allah a, bedenini toprağa sunan aziz şehitimizi minnetle, şükranla anıyor, Yüce Allah tan rahmet ve mağfiret diliyorum, öncelikle HAN ailesine,sevenlerine,yakınlarına sabırlar diliyorum.Hepimizin başı sağ olsun Bu haftaki yazımın konusu aziz şehidimizin üzüntüsü nedeniyle değiştirmek zorunda kaldım,kısadan çok üzüldüğüm birkaç noktayı sizinle paylaşmak istedim. Malum yaz olunca bir yerde bizim yazlık Kozanlı köyü oluyor. Gerek havası,gerekse suyu ile gerçekten bize yazlığı aratmıyor. Geçen hafta sonu Kozanlı dan gelirken gördüğüm o çirkin manzara vatandaşlarımızın çevreye ne kadar ilgisiz ve duyarsız olduklarını bir kez daha görmüş oldum 5 Haziran çevre gününde sevgili arkadaşlarımız Turgutalp Belediyesinin organize ettiği etkinlik çerçevesinde Ticaret Lisesinin yanından başlayarak, kepekli mevkii, Kozanlı köyü arasındaki piknik alanlarını ve çevreyi sevgili öğrenci kardeşlerimiz , halkımız ve protokolümüzün katılımlarıyla hep beraber temizlediler ve çeşitli afişler asarak herkesin "Temiz Toplum,Temiz çevre" ilkelerine sahip çıkmasını istediler Ne yazık ki aradan geçen bir haftalık gibi kısa bir zaman diliminde piknik alanında ne kadar atık, çöp, sebze, poşet artıkları varsa yerlerde, ağaçların altlarında sürünüyor. Özellikle gittim varillere baktım acaba dolumu diye, bomboştu. Çevredeki canlılar ağızlarınla poşetleri döke, saça taşıyorlardı. Daha güzel örnek verecek olursam çarşamba pazarının Perşembe sabah görüntüsünden hiç bir farkı yok. İlerleyen zamanlarda çarşamba ve pazar pazarının içler acısına değineceğim. Bu arada Turgutalp Belediyesini kutlamak istiyorum. Piknik alanlarını çöp bidonları ile takviye ederek, çevreyi ilaçlamışlar. Burada bence en önemli eksik, halkın önemli ihtiyacı olan tuvalet sorunudur, sanırım bu konuyu da Sevgili Ali TULUP başkanım en kısa zamanda halleder. Sevgili dostlarım daha önceki yazılarımda değindiğim bir konuyu tekrarlıyorum. Biz insanlarda her zaman için, "Yapılması istenilenleri yapmamak,yapılmaması istenilenleri yapmak" gibi bit tutkumuz vardır. Lütfen suya girmeyiniz yazıyorsa en azından merak eder gireriz,Balık avlamak yasak diyorsa normal zamanda bir olta ile avlanıyorsak, beş olta birden atarız, Çiçekleri koparmayınız yazıyorsa, kesinlikle kopartmadan yapamayız, kısacası, insanlarımız yararına olan her şeyi batırmak, kirletmek bizim için "Fazilet" tir. Benim piknik alanlarında korkum, ölüm riski olmasına rağmen kesinlikle kene değil, daha tehlikelisi olası bir yangında etrafında bulunan yerleşim yerlerinin büyük zararlar göreceği kaçınılmaz olacaktır..Çünkü çoğu kez piknik alanlarında söndürülmeden bırakılan ve rüzgarın etkisiyle tekrar alevlenen ateş,çevreyi tehdit etmektedir. Bu konuda şimdiden ilgili birimlerin dikkatini çekmek istiyorum. Ayrıca tüm piknik alanlarında yakılan mangalların ateşininin iyice söndüğünden emin olmadan ayrılmayalım. Konu ile ilgili olarak uyarı levhalarını konulması bir nebze faydalı olur düşüncesindeyim. Çevrede uzun yıllar kalan,poşetleri,pet şişeleri lütfen çöp kutularına atalım,çöpümüzü toplayalım,mümkünse yan tarafta bırakılan atıklar varsa onları da toplayıp atalım. Bundan hiç bir şey kaybetmeyiz, hep beraber kazanırız.. Buralar kamuya ait yerler olduğu için çevreyi temiz tutmamız yararımıza olacaktır. Hani bir laf vardır ? Aslan yattığı yerden belli olur?. ?Temizlik imandan gelir? derler ama sanırım bizde hiç biri kalmamış gözüküyor. Unutmayalım ki hepimizin temiz havada temiz çevrede yaşam hakkı vardır. Çevreye verdiğimiz en küçük zararın kendimize verilmiş olduğunu unutmayalım. Biz çevreciler doğaya , topluma ve canlılara olan saygımız gereği halkımıza doğru olanı anlatmak ,defalarca da olsa tekrar etmek zorundayız. Bu benim hem vatandaşlık, hem insanlık görevim. Hepinize Sağlıklı, günler diliyorum.
Bu yazı 1178 kere okundu.
|