Sevgili Dostlarıma Çandarlı dan kucak dolusu selamlar. Yıllık iznimin bir bölümünü ,burada geçirirken bir kulağımda Soma da oluyor. Ne yardan,ne serden geçilir mi? Mümkün değil. Ama bir kışın yorgunluğunu burada denizle boğuşarak atmak,inanılmaz keyif veriyor,darısı tüm dostlarımın,arkadaşlarımın,sevenlerin başına.Hele çoluk,çocuk da toplanınca evdeki hava bile bir başka güzel esiyor .Bu arada geçen hafta Kaymakamlık kupası 2 bahar turnuvası voleybol maçı sona ermiş oldu.Şampiyon olan SEAŞ takımımızı,ve 2nci İMBAT Voleybol takımını candan kutluyorum. Ayrıca Emniyet Spor,İmbat spor un Soma Spor kamuoyunda ki katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Bir teşekkürde SEAŞ ve İMBAT taraftarlarına çünkü; her iki takım taraftarları sporcuları karşılıklı olarak tribüne çağırarak alkışladılar,centilmenlik adına örnek sayılabilecek ve sporda her zaman özlediğimiz güzel bir tablo sergilediler,temennimiz bu tip güzelliklerin tüm spor camiasında yaşanmasıdır. Emeği geçen arkadaşlara teşekkür ediyorum. Sevgili arkadaşlar bol yağışlı geçen kış mevsiminin ardından orman yangını riski daha da artmış bulunmaktadır. Bol yağışlı geçen kış dönemi çiftçilerimizin yüzünü güldürdü ama orman yangınlarının riskini de bir o kadar arttırdı. Daha önceki yıllarda 40 santimetreyi bulmayan otlar,şu an yer,yer 1 metreye ulaşmış durumdadır. Bu durum haliyle orman yangını riskini önemli oranda arttırıyor. Bir çok kesiminde orman alanlarının hemen yanı başında kuruyan otlar mevcut. ?Ot olsun orman olsun, yani türü ne olursa olsun, yangınların %95 i insan kaynaklı ihmaller ve dikkatsizlik sebebiyle çıkmaktadır. Yıldırım düşmesi, kuşların tellerle teması gibi doğal faktörlerden yangın çıkması oldukça düşük bir ihtimaldir? Yangınların ana kaynağı, her durumda insandır? Burada bir önemli görev de orman içi ve kenarındaki köylerde ikamet edenlerin avlularında otları temizleme sırasında ateş yakmamalarıdır. Yine köylerimizde bizim anız yakma dediğimiz ve bilinçsizce yapılan bertaraf işlemidir. Piknik ateşi,araçlardan yol kenarlarına atılan sigara izmaritleri,cam kırıkları,çoban ateşi azımsanmayacak derecede orman yangınlarına davetiye çıkarmaktadır. Orman Bakanlığımız 1 Haziran-31 Ekim tarihleri arasında koruma altına alınan orman ve ağaçlandırma sahalarına girişleri yasaklamış olup,bu konuda uyarıcı levhalar asmıştır.Bu kurallara hassasiyetle uyalım,uymayanları uyaralım. Yine diğer bir önemli konu orman bölgelerinde elektrik bağlantılarını taşıyan direklerin otlarla kaplı olması,tehlike yaratıyor.U acık bir kıvılcım yangınlara, yangınlarda felaketlere yol açabilmektedir. Bu konuda TEDAŞ İşletme Şefliği ve Orman İşletme Şefliğine büyük görevler düşmektedir. Bunların araştırılarak kontrol altına alınması ve altlarının temizlenmesi yapılmalıdır Orman içindeki direk çevrelerinin ya sürülmesi yâda oksit bağlayan bağlantıların baştan aşağı yeniden kontrol edilmesi, ısınmaya karşı gerekli tedbirlerin alınması gerekiyor .Geçen yıllara baktığımız zaman yangınların çoğu ormanlık alanlarda ve elektrik direklerinden çıkan yangınlardan meydana geldiği görülmektedir. Aksi takdirde bir kıvılcım ortalığı yakıp, kavuracaktır . Araç içerisinden yol kenarına atılan şişelerinde mercek görevi görerek ot yangınlarına büyük sebebiyetler vermektedirler. Daha önce ki yazılarımızda da belirttiğim gibi vatandaşlarımızın piknik yerinden, yaktıkları ateşleri suyla iyice söndürdükten ve yangın çıkmayacağından emin olduktan sonra ayrılmaları,rüzgarlı havalar da ateş yakmamalarıdır. Herhangi bir sebepten dolayı çıkan yangın esnasında öncelikle panik halinde olmamalıyız,Bunu geçen yıl kendimde yaptığım için iyi biliyorum,110 yerine 156 yı aramışım. Normalde 177 Orman İhbar ekibini veya 110 İtfaiyeyi aramam gerekirken ,elim ayağıma dolaştı,oysa sakin olmak ve kendimizi öncelikle koruma altına almamız lazım . Gerek şehir merkezinde, gerek köylerimizde olsun bina önlerinde köşe başlarında usulsüz park etmiş araçları uyaralım. Ve mümkünse bir arkadaşımızı sokak başlarına bırakalım itfaiyenin olay yerine varmasına yardımcı olalım. Yine geçmiş yıllardan aklımda gelen çok çok üzücü bir durum, Vatandaşların gerek 177, gerekse 110 servislerini arayıp asılsız ihbarlar yapmalarıdır. Bu tip asılsız ihbarların zaman zaman diğer kamu kurumlarına yapıldığını da biliyorum,Bu tip asılsız olayları ihbar ederek, çalışanları zora düşürmek insani ve ahlaki duygulara sığmamaktadır. Yanlış ihbar sonucu yanan evin kendi evimiz olacağını aklınızdan çıkarmayınız. Konu ile ilgili olarak Orman İşletme Şefliği ve İtfaiye ekipleri köylerde 10 ar kişilik ekipler kurarak bunların eğitilmesini sağlayabilirler. veya Soma içinde ortaklaşa seminerler düzenleyebilirler. Bu konuda başta muhtarlar olmak üzere,kamu personeli ve halkın geniş katılımı sağlanabilir. Bunları düşününce yazın kavurucu sıcakları başlamadan tedbirimizi alıp, insanları uyarıp, piknik yerlerimiz de önlemlerimizi alalım. Yangınlar olmasın diyorum. Neşemiz hüzne dönüşmemesini İstiyorum. Yapabilirsek belirli yerlerde ,bölgelerde çeşitli göletler oluşturalım. Bu vatan hepimizindir. Bu hava, su ve toprak, üstünde yaşayan her canlının malıdır. Bu topraklara, bu ağaçlara, bu tabiat varlıklarına sahip çıkmak, hepimizin yurttaşlık ve ahlakİ görevidir. Hepinize ateşlerin ciğerlerimizi yakmadığı bir yıl diliyorum.
Bu yazı 914 kere okundu.
|