Selam Sevgili Gönül Dostlarım!.. Güzelliklerle dolu bir haftanın başlangıcında sevgili dostlarımla beraber olmanın mutluluğu içerisinde hepinize sevgiler sunuyorum. Zaman zaman yazılarımda bahsetmişimdir, biz çevreciler hem seyahat ederiz, Hem çevremizi gözlemleriz, gördüğümüz güzelliklerden feyiz alırız. Aslında bu hafta biraz buruk, biraz sevinç, biraz hüznü bir arada yaşıyorum. Bu yazılarım yayınlandığında sevgili Diloş um Kıbrıs ta okulda olacak,tabii yaz tatilinde çocuklarımıza alıştıktan sonra yalnız kalmak boşluğa düşmüş gibi oluyor,ama tabiî ki en büyük zenginlik ve hazine eğitim olduğuna göre Hüzün bir yerde tatlı bir sevince dönüşüyor. Bu arada eğitimine başlayan tüm öğrenci kardeşlerimize güzelliklerle ve başarılarla dolu bir yıl olmasını temenni ediyorum. Geçen hafta sonu hem ziyaret hem ticaret anlamında Denizli deydim. Güzel bir hafta sonu geçirdim. Denizli yi her gittiğimde gerçekten çok iyi gelişmiş buluyorum, ancak tekstil fabrikalarındaki kriz, ülke ekonomisi ve gelişimi adına düşündürücüdür. İnşallah bu sıkıntılar bir an önce aşılır ve ne işçi ne işveren zor durumda kalmadan bir an önce üretime dönerler. Sevgili Dostlarım hafta sonu tatilimi çok sevgili dostlarım Mehmet, Hülya ÇETİN ailesi ile birlikte geçirdim. Denizli nin en güzel doğal güzelliklerinin seyredilebildiği tepelerde, insanın çevreye ve doğaya sevgisini, yaptıklarımızdan daha çok yapamadıklarımızı konuştuk. Çevre bilincinin küçük yaşlardan itibaren aile ile birlikte başlaması gerektiğini, daha sonra eğitim ile devam etmesi gerektiğini, nihayetinde vicdani sorumluluk duygusu ile devam etmesi gerektiğini aynı zamanda bunun vatandaşlık görevi olduğunu konuşurken içimde öyle bir mutluluk yaşadım ki, akıp giden saatin farkına bile varamadan, ayrılık vakti gelmiş.Aslında ne yemek ne gezmek ?Gönül ne kahve ister ne kahvehane, gönül sohbet ister kahve bahane? misali dostlarımla hafta sonu şahane bir tatil geçirmenin,muhabbetin, gülmenin, eğlenmenin Aynı dili konuşabilmenin, birbirimizi anlayabilmenin, art niyetsizliğin saatlerce tadını çıkardık. İnsanın hayatta gerçek dostlarının olduğunu bilmesi gerçekten çok güzel bir duygu olduğunu düşünüyorum. Dostlukların, muhabbetlerin, çıkarsız yarınların herkese daim olmasını temenni ediyor, aynı zamanda bizlere kitap okuma sevdasını da geliştiren kadirşinas ÇETİN ailesine şükranlarımı sunuyorum. Hepimizin bildiği gibi geçtiğimiz Pazar günü 4 EKİM dünya hayvanları koruma günü idi. 21. yy girdiğimiz ve ?modern Dünya? adı verilen içinde yaşamış olduğumuz çevrenin sadece kredi kartları, betonarme binalar, hızlı giden arabalar, ödenmesi gereken borçlar, hiç bir şey düşünmeden sadece klavye başında iş yapan insanlardan oluşması isteniyor. İnsan olmanın faziletlerinden merhamet, sevgi ve hoşgörüden uzaklaşan bir toplum olmaya gidişi endişe ile izliyoruz. Çevreyi paylaştığımız bizden çok önce dünyada yaşamaya başlayan hayvanların yaşam hakkını giderek artan bir öfke, şiddet,, vahşet ile göz ardı ettiğimizi aynı endişe üzüntü ile görüyoruz. Aslında tüm canların hakları insanların yüz yıllarca süren hak kavgasından dolayı vardır. Çevre hakkı: ?herkesin sağlıklı, ekolojik olarak dengeli, yaşamının gelişmesine ve doğanın korunmasına elverişli bir çevrede yaşama hakkıdır.? der. Bu dünyanın sadece biz insanlara ait olmadığını, hayvan ve bitkiler ile yaşamı ortak paylaştığımızı, ?ötekileri? yok ettikçe, kendi geleceğimiz de yok ettiğimizi öğretme çalışmalarımıza her zaman olduğu gibi, ailelerin, eğitim kurumlarının, basın kuruluşlarının destek vermesini gönülden bekliyoruz. Gelecek haftaki yazımda buluşuncaya dek içinizden sevgi, yüzünüzden gülücük, kalbinizden merhametin eksik olmaması dileğiyle hepinize sevgiler sunuyorum.
Bu yazı 896 kere okundu.
|