Tüm Gönül Dostlarıma güzel bir hafta geçirmeleri dileğiyle selamlarımı sunuyorum. Acı dolu bir haftayı geride bıraktıktan sonra kaldığımız yerden ne yazık ki yolumuza devam ediyoruz. Yaklaşık olarak Aralık ayının son haftasına kadar Soma Halk Eğitim Merkezinde kursiyer olarak bulunacağım.. Başladığımdan bugüne kadar sevgili kursiyer arkadaşların çay molalarında gündeme getirdikleri en büyük sorunlardan bir tanesi işsizlik,bir tanesi de Hava kirliliği sorunudur.İşsizlik sorunu bizim dışımızda geliştiğinden dolayı ben kendi alanımız olan kirlilik alanına değinmek istiyorum. Aslında kirlilikle ilgili zaman zaman Soma Belediyesi Çevre Kontrol Şube Müdürlüğü bilgilendirme toplantıları ve paneller tertip ediyorsa da halkımız henüz istenilen düzeyde bu tip organizasyonlara gerekli önemi verdikleri söylenemez. Hep sorunları gündeme getirenler,sorunların çözümünde kendileri hiçbir katkı ve destek çabasında yardımcı olmadıkları gibi, kolaylıkla eleştirebilmektedirler. Bunun için; bu hafta ki yazıma Somamıza genel bakış ve çevresel kirliliğin neden olduğu sebepler ve nedenlerinden bahsetmek istedim. Soma, İlimiz genelinde, her yönden hızla büyüyen ve gelişen ilçelerimizden biridir. Tabii ki böyle hızla gelişen bir ilçede eksiklikler olacaktır, Soma 1960 lı yıllarda ne durumdaydı,şimdi ne durumdadır, bu kıyası çok iyi yapmak durumundayız. İşte konuya bu yönden baktığımızda yıllar itibarıyla Somada çok büyük gelişmeler ve yatırımlar gerçekleştirilmiştir. Bu hizmetlerin gerçekleştirilmesinde Somamıza bu güne kadar hizmet eden çok değerli mahalli ve yerel yöneticilerin çalışmaları ile Kamu Kuruluşlarının yatırım ve desteklerinin rolü büyük olmuştur . Bu konuda her türlü hizmet ve emeği geçen yönetici ve çalışanlardan aramızdan ebediyete intikal edenleri rahmet,hayatta olanları şükranla anmak istiyoruz.. İlçemizde hızlı sanayileşme ve kentleşme süreci ile nüfus artışının, önemli çevre sorunlarını da beraberinde getirdiği bir gerçektir. Bu göçlerden ve nüfus artışlarından en çok etkilenen ilçelerin başında da Soma İlçemiz gelmektedir. Soma ekonomisinin temel direği linyit kömür rezervleri olup,bunun büyük bir kısmı elektrik enerjisi üretmek üzere termik santralarda kullanılmakta, bir kısmı ise yakacak olarak Türkiye genelinde halkımızın ve sanayimizin ihtiyacında kullanılmaktadır. İlçemizde linyit kömür üretim ve istihsali TKİ ile Özel Şirketler tarafından açık ve kapalı ocaklardan yapılmaktadır.. Kömürün özellikle açık ocaklardan çıkarılışı aşamasında çevreye ve doğal hayata büyük zararlar verdiği bir gerçektir. İşlevi biten açık ocak sahalarının düzenlenerek ve ağaçlandırılarak tekrar ekolojik sisteme ve doğal hayata kazandırılması dileğimizdir. Somamızda havanın rüzgarsız ve durgun olduğu zamanlarda özellikle akşam ve gece geç saatlerinde gerek yer altı gerekse açık ocaklardan çıkarılan kömür stoklarının ve dekupaj artıklarının üstü açık olması nedeniyle çıkardıkları zehirli gazlardan dolayı insanlarımız nefes alamaz duruma gelmektedirler. Bununda başlıca nedeni bazı kömür ocaklarının stok sahası ile dekupaj artıklarının yerleşim bölgeleri içerisine kadar girmiş olmasındandır. Olumsuz çevre koşullarının insanda var olan hastalıkların seyrini ağırlaştırdığı ve hava kirliliği olan yerlerde özellikle kronik akciğer hastalığı ve astımı olan hastalarda bu hastalıkların tekrarlama şansı daha yüksek olduğu ve bilhassa küçük çocukların ve gençlerin bu konumdan daha ağır etkilendikleri bilinmektedir. Ayrıca yerleşim bölgelerine çok yakın olan kömür üretim tesislerinde yapılan kömür yıkama neticesi ortaya çıkan atıklar çökertilmeksizin şehir içinde eskiden beri mevcut küçük dere yataklarına akıtılmakta , bu zararlı ve çirkin bir manzara arz eden bu su kütlesi şehri muhtelif yerlerde boydan boya geçerek Bakırçaya dökülmekte böylece Soma ve Soma çevresine verdiği zarara ilaveten Kuzey Ege’nin önemli bir turizm kenti olan ve Yazları nüfusu yüz binlere dayanan, Çandarlı Körfezine kadar olan çevreyi de kirletmektedir. Aslında, çevre ve insan sağlığının yaşamsal değeri bütün iktisadi değerlerin üstünde olduğundan;bu tip sanayi bölgelerinde sadece yaratılan iktisadi değerin büyüklüğü değil,insan ve çevre sağlığına kesinlikle zarar vermeyecek bir üretim modelinin seçilmesi gerekmektedir. . Suyu ve havası kirli,konut koşulları ile çevre ve altyapısı bozuk toplumlarda her türlü hastalığın yayılması kolaylaştığı gibi .insanlarda da psikolojik bozukluklara neden olabilmektedir. Bu olumsuzluklardan kurtulmanın tek yolu çevrenin korunması, eğer korunamamışsa sağlıklı hale getirilmesidir. Çevre sorunlarının artmasına sebep olan faktörlerden bir diğeri de mevcut tüketim alışkanlıklarının yanlış yönlendirilmesidir.. Bunun neticesinde doğal kaynaklar; aşırı ve dikkatsiz kullanım nedeniyle bozulmaktadır. Çevresindeki kaynakları tüketen insan, birey olarak çevreyi olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Ayrıca çevre ve çevreyi koruma bilinci toplumumuzda yıllardan beri yeterince gelişmediğinden ve bu gelişmeyi sağlayacak olan,temel eğitimden itibaren verilecek çevre bilinci,aile ve toplum içinden kişiyi bu konuda yönlendirebilecek ikaz ve hareketlerin yetersiz olması maalesef ülkemizde çevre bilincinin yetersiz kalmasına neden olmaktadır. Her ne kadar Kanun Koyucu ,bu konuda Uluslar arası antlaşmalarında baskısı ile bir takım kanun ve yönetmelikler yayınlayarak, çevre ve çevre koruması ile ilgili tedbirler ve aksi davranışlar halinde cezai yaptırımlar öngörmüş olsa bile,Ülkemizde fertlerin çoğunluğunun işlediği çevre suçunu görmeksizin veya bunun bilincine varmaksızın,sadece cezasını öder, gereğini yaparım zihniyeti ile hareket ettiği görülmektedir. Kaldı ki Kanun Koyucunun yasalarda öngördüğü maddi cezalar, işlenen çevre suçlarının hiçbir zaman tam karşılığı olmadığı gibi yıllar içerisinde parasal değerini de yitirdiği, zamanla kişiler için caydırıcı özelliği kalmadığı ve bir takım kayırmalarla da bu cezaların hiç tatbik etmediği görülmektedir. İlçemizde bir diğerli önemli sorunu da şehrimizin tam ortasından geçen bölgesel karayolunun aynı zamanda şehrin ana caddelerinden en önemlisinden biri olmasıdır. Bu cadde doğu- batı yönünde şehirler arası ticari ve yolcu trafiğini karşılarken ,aynı zamanda şehir içi ulaşımında da yerleşim bölgemizin en yoğun trafik akışına sahip bir caddesidir.24 saat yoğun trafiğin yaşandığı bu caddede ,aynı zamanda İlçemizin ekonomik kaynağı olan linyit kömürünün gerek şehir içi,gerekse termik santrale taşınması ile şehirler arası nakliyesi de yapılmaktadır. Bunun neticesinde küçük taşıtlardan ziyade, ağır nakliye kamyonlarının egzozlarından çevreye yayılan karbondioksit ile en önemlisi kömürün nakliyesi sırasında yoğun bir şekilde yayılan kömür tozu, toprak, çamur ve partiküllerin İlçemiz çevre ve çevre sağlığına verdiği zararı kimse görmemezlikten gelmemelidir. O halde yıllardan beri bu sorunlar bilindiği halde bir türlü gerçekleştirilmeyen şehir dışı çevre yolunun bir an evvel tamamlanarak hizmete açılması ve ağır tonajlı araçların diğer şehirlerde olduğu gibi şehir içine sokulmaması gerekmektedir.
Bu yazı 879 kere okundu.
|