Tüm gönül dostlarıma sağlık sıhhat ve mutluluk dolu bir hafta geçirmeleri dileğiyle merhabalar!... Sevgili dostlarım Her canlı yaşadığı çevre ile iletişim halindedir.Çevrenin sağlıklı olması ve insanlarımızın sağlıklı bir çevrede yaşaması, en doğal haklarıdır,ancak toplumları meydana getiren bireylerin çevrelerine gereken önemi gösterdikleri sürece kendi sağlıklarını da güvence altına aldıklarını bilmeleri gerekmektedir. 1982 Anayasasının 56.Maddesinde “Herkes dengeli ve sağlıklı yaşama hakkına sahiptir” Çevreyi geliştirmek,çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek devletin ve vatandaşların görevi olduğu belirtilmektedir.Bu doğrultuda yaşamda da devamlılığın sağlanabilmesi için ,içinde bulunulacak durumların ve koşulların devamlılığı sağlayacak şekilde olması gerekir,aynı şekilde çevrenin ve doğanın devamının sağlanması içinde çevrenin durumu devamlılığı sağlayacak düzeyde olmalıdır,bu devamlılığı sağlayacak düzey ise temiz ve sağlıklı bir çevreye tekabül etmektedir.Unutmamalıdır ki Temiz bir çevre her şeyden önce insan yaşantısıyla doğru orantılı olarak pay ve payda birleşimi şeklinde tanımlanmaktadır.Bu topraklar üzerinde yaşayan bizler bulunduğumuz ortamı bilinçsizce kirletmeye ve yok etmeye çalıştığımız müddetçe farkında olmadan çeşitli tehditler kendiliğinden ortaya çıkmaya başlayacaktır .Bu tehlikelere daha fazla maruz kalmadan çevremizin ve yaşadığımız yerin temizliğini göz önüne alarak zararlı etkilerin ortadan kaldırılması için çalışılmalı bunların iyileştirilebilmesi ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için çaba gösterilmelidir. Nefes almanın dahi zorlaştığı bir dünyada pek çok canlı yaşayamayacağı gibi insanların,canlıların yaşaması zorlaşacaktır.Sağlıklı bir ortamdan asla bahsedilmeyeceği gibi ,insanların yarınlardan yaşamsal beklentileri de azalacak hatta ve hatta kalmayacaktır.Sağlıklı bir çevre ,sağlıklı bir ortam,sağlıklı bir yaşam ve sağlıklı bir insan için temiz bir çevreye ihtiyaç vardır.Çevre olmadığı sürece özellikle temiz bir çevrede yaşanmadığı sürece sosyal bir hayattan da söz edilmesi mümkün değildir.Çevre bilincine sahip olmayan bir insan ,yaşadığı dünyayı kendisinden sonra başkalarının da kullanacağını düşünemez.Bunun için çevreye saygı en başta kişinin kendisine olan saygısıyla da yakından ilgilidir. Çevrenin korunması,geliştirilmesi ve sağlıklı ortamların yaratılması için yapılan çalışmaların tümü insanlarımızın daha sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşamalarını idame ettirilmesi içindir.Sevgili dostlarım çocuğa kazandırılması gereken olumlu davranışlardan biri de,yaşanılan çevrenin temiz tutulması,insanın sağlıklı yaşamasının çok önemli olduğu bilincinin yerleştirilmesidir. Çevre bilincinin küçük yaşlardan itibaren alıştırılmasında ebeveynlere de büyük görevler düşmektedir.Buna önce ailenin inanması ,anne babanın iyi örnek oluşturması, gerekir. Maalesef ülkemizde bugün ortaya çıkan sorunların ana nedenlerinden birisi bilgi edinme , bilinçlenme ve eğitimsizlikten karşılaşılan eksikliklerdir. Bu sorunları aşamadığımız müddetçe,öğrenemediğimiz alışkanlıklardan yoksun kalarak kirlilik konusundaki katmanlara bir harç da biz koyarak kirletmeye devam edeceğiz.Toplum olarak bizler yeterli eğitim düzeyine ulaştığımız zaman ,çevrenin bize verdiklerini ve bizden aldıklarını çok daha iyi anlayacağız.Sevgili dostlarım önümüz kış ayı malumumuz olduğu üzere bu aylarda üst solunum yolu ve gribal enfeksiyona bağlı olarak mevsimsel hastalıklarda artışlar görülebiliyor.Bizim sevgili ve duyarlı vatandaşlarımızdan istirhamımız gelişigüzel halkın kalabalık olduğu ve geçtiği yerlere tükürmemeleridir.Yerlere tükürmek sosyal olmayan,toplumun hoş karşılamadığı bir davranıştır.Bunlar çevre kirliliği ve çeşitli sağlık sorunları yaratır.Yere tüküren her kim olursa olsun,yeni bir bulaşıcı hastalığı ,bir başkasına bulaştırmak istiyor demektir.Veya kendisinde var olan hastalığı ,size de bulaştırmak istiyor demektir. Unutmayalım ki sokaklar orada yaşayanların aynasıdır.O şehir içinde yaşayan insanları yansıtır.İçinde yaşadığımız insanları ne kadar önemsediğimizi, onlara ne kadar saygı duyduğumuzu ,yaşadığımız şehre bakarak öğrenebiliriz.Gelin bu sosyal problemimize karşı hep beraber duyarlılık göstererek bu alışkanlıklardan vazgeçmeyi öğrenelim.Hepinize gelecek haftaki yazımızda buluşuncaya dek sağlık,mutluluk ve esenlikler diliyorum.
Bu yazı 907 kere okundu.
|