Tüm Gönül Dostlarıma en güzel dileklerimle Selamlar!.. Duygu yüklü bir haftayı geride bırakarak yeni bir haftanın içerisine girdik.3 Aralık Özürlüler gününde, özürlü kardeşlerimizin sergilemiş oldukları tiyatro ve müzik sahnelerinde gerçekten çok duygulandık. Onlar bize çok güzel mesajlar ileterek, insanların onlara acınmak istemediklerini, imkan verildiği takdirde neler yapabileceklerini, toplumun bir parçası olarak,onlara sahip çıkıldığı takdirde her alanda başarılı olabileceklerini , çok güzel ifade ettiler, kendilerinin önünde bir kez daha saygı ile eğiliyorum. Bu arada Huzur evimizin perde arkasında bulunan ve görünmeyen en büyük gücünden , potansiyelinden bahsetmeden geçmek,gönüllü annelerimize büyük haksızlık olur. Onlar çocuklarından,eşlerinden kalan boş vakitlerini,bir evde toplanarak okey partileri,günler yapma yerine ,kendilerini bir an önce gönül verdikleri yaşlı ve özürlü insanların yanlarına attıktan sonra gerçek mutluluğu yaşayan elleri öpülesi gönüllü anneler,.. sadece belirli gün ve haftalarda değil, her daim aldığı nefesi bile onlarla paylaşabilecek kadar,gönülleri,kalpleri insan sevgisi ile dolu gönüllü anneler.. Kendilerini hiçbir zaman öne çıkarmadan ,yaptıkları fedakarlıkları yaşam sevinçleri ile birleştiren ve bundan büyük keyif alarak, gözlerindeki ışıltıyı, gülücüğü etrafına dağıtabilen gönüllü anneler,. Evinde geçirdiği saatlerin daha fazlasını huzur evinde geçirerek, yaşlılarımız ve özürlülerimizin kalbinde taht kuran, toplumuzun kadirşinas, örnek insan, olan gönüllü annelerimizin hepsini ayrı ayrı tebrik ediyor, Hepsine en derin saygı ve hürmetlerimi iletiyorum. Sevgili dostlarım, İnsanın yaşadığı ortama çevre, barındığı işini yaptığı ortama da mekan denir. Tabii bu konu evden başlayarak, geniş anlamlı olarak düşünürsek çevre tüm evreni kapsar. Onun için ortak yaşadığımız çevreye karşı duyarlı olmak zorundayız. Unutmayalım ki ruh ve beden sağlığı kadar, çevre sağlığı da çok önemlidir. Ülke olarak sağlık açısından zor bir dönem geçiriyoruz. Hepimiz korku ile yaşamaya başladık.H1-N1 virüsünün ortaya çıkmasından sonra aldığımız en güzel ders ise,sağlımıza biraz daha fazla dikkat ederek, hijyene önem vermeye başladık. Bu hastalığın yayılmasında, mikropların üreyerek , virüslerin ortaya çıkmasındaki en büyük etken ise ,pis bir çevre ve sağlıksız ortamlardır. Çevremizin temiz tutularak ,korunması sağlık açısından olduğu kadar, ekolojik denge açısından da önemli olduğun lütfen unutmayalım. Kirletilmiş çevre sadece insanlara zarar vermekle kalmayıp, tüm canlıları da olumsuz yönde etkileyerek, zararını yine bizler görmekteyiz. Herkes elinden geldiği kadar hem çevreye, hem yaşadığı ortama gerekli önem ve titizliği göstermek zorundadır. Gençlik yıllarındaki esnaflar sabahleyin namazdan sonra dükkanlarını açar, her esnaf kendi dükkanının önünü süpürür, temizler, sular ve çaylarını içerek mekanlarına çekilerek müşterilerini beklemeye başlarlardı. Her dükkanın önü tertemiz gözükürdü,bir tane kağıt parçası bile bulamazdın. Şimdilerde ise iş yerlerin önünden geçerken birçok esnafın her türlü atığını caddenin üstüne yığdıklarını görüyorum. Oysa sıvı atıkların dışındaki çöpler bir poşette biriktirilerek, temizlik arabası geldiği zaman verilebilse hem görüntü kirliliğinden,hem de kötü örnek olmaktan kurtulmuş oluruz. Bizler toplum olarak birbirimizin aynasıyız. Bazen Evlerden çıkan eski eşyalar bile sokak ortasına yığılmaya başladı. Geçmiş yıllarda kullanılmayan eski eşyalar eşe dosta sorulur, öncelikle ihtiyacı olana verilir, kullanılmayacak kadar kötü olanlar ise muhafaza edilerek gelen çöp araçlarına atılırdı. Geleceğimize daha iyi bakacağımıza , geçmişimizi arayacak duruma mı geliyoruz acaba Sevgili dostlarım özellikle yaşadığımız sıkıntılar nedeniyle kasaplarımız, tavukçular, balıkçılarımız, sakatat satan esnaf arkadaşlarımız atık ürünlerini çok iyi muhafaza ederek,mikrop üremesine izin vermeden,bertaraf etmelidirler. Kullandıkları çöp bidonları çok iyi dezenfekte edilmelidir. Eldiven kullanmaya özen göstermeliler ve giyimlerine önlüklerine dikkat ederek,temiz giyinmeye özen göstermelidirler. Gıda kaynaklı hastalıkları önlemenin en önemli yolu kişisel hijyen ve temizlik kurallarına sıkı şekilde uymaktan geçer. Kişisel hijyen ve temizlik kurallarına uyulması, sadece kişinin kendisi değil,işini firmasını ve endüstrisinin saygınlığı ile halkımızın sağlığını korur. Bizler bilinçli şekilde hareket ederek iyi hijyen uygulamalarını uygulayan temiz dükkan veya marketlerden alışveriş yapmalıyız. Gıda maddelerinin son kullanma tarihlerini kontrol etmeliyiz. Sağlığımızın her şeyden önemli olduğunu unutmayalım. Doğmadığımız ama yaşadığımız, gençliğimizin hayatımızın en güzel günlerinin geçtiği Soma artık bizim, memleketimiz,bizim kentimiz. Bizim çocuklarımız Soma’nın evlatlarıdır. Hepimizin yaşadığımız yere doğal olarak sorumluluklarımız, diyet borcumuz var. Hepinize Gelecek haftaki yazımda buluşuncaya dek, Sağlık, sıhhat ve mutluluk dolu bir hafta geçirmeniz dileğiyle sevgiler sunuyorum.
Bu yazı 1036 kere okundu.
|