Tüm okurlarımızla güzel bir haftanın başlangıcında beraber olmanın sevinci ve mutluluğu içerisinde herkese Merhabalar !.., Sevgili gönül ve çevre dostlarım,bu haftaki yazımızın ana konusu Pazaryerlerinde ve marketlerde tüketimi günden güne artan naylon poşet kullanımı ve bunların çevremize verdiği zararları planlarken, Soma Memurlar derneği ve Coco cola hayata artı vakfı tarafından desteklenen “Bakır çay kömür çay olmasın” adlı bilgilendirme toplantısına katıldıktan sonra,yazı konusunda değişiklik yapmayı daha uygun gördüm. Bakırçay ile ilgili konuya başlamadan önce , Soma da yaşayan bir vatandaş ve çevreci bir kuruluşun yöneticisi olarak Sayın Kaymakamımız Abdülkadir KARATAŞ a buradan teşekkürlerimi arz etmek istiyorum. Sayın Kaymakamımın tez konusunun çevre ile ilgili olarak hazırlaması ve çevreye duyarlı girişimlerde gösterdiği örnek gayretleri cidden takdire şayandır. Soma öğretmenevinde yapılan bu bilgilendirme toplantısında katılımın yüksek oranda olması bizleri sevindirmiştir. İnsanlarımız artık yaşadığı yere önem göstermeye başlamışlardır. Dünyada binlerce canlı türü yok olmaya yüz tutmuşken, yaşanamaz alanların çoğalmasına fırsat tanınmadan, herkesin yapabileceği bir şeylerin olduğunu düşünüyorum. Birleşmiş milletlerin yaptığı nüfus tahminlerine göre, Türkiye nüfusunun 2025 yılında 92 milyona yükselmesi beklenmektedir. Bu durum ülkemizin bugün olduğu kadar, gelecekte de çevre sorunları ile karşılaşacağının bir göstergesidir. Yaşadığımız çevreyi korumak sadece hükümetlerin veya yerel yönetimlerin değil hepimizin görevidir. Günümüzde bugün sayamadığımız bir çok kirliliğin başta kanser olmak üzere diğer hastalıklara da önemli bir zemin hazırladığı bilinen bir gerçektir. Görüldüğü üzere insanoğlunun en büyük düşmanlarından biri çevre kirliliğidir.Bu yüzden ekolojik dengenin sağlanmasına çabalayan tüm kişi ve kuruşlara destek vermemizin çok isabetli olacağı kanaatiyle, herkesi bu projeye destek vermesini bekliyorum. Bu proje toplantısına katılan ELİ,SEAŞ, Özel kömür şirketleri yetkilileri, her geçen gün yaptıkları çalışmalarla diğer yıllara oranla önemli yol aldıklarını anlatmaları gerçekten sevindiricidir. Zararın neresinden dönersek çevreciler ve Soma da yaşayan insanlar olarak bundan mutluluk duyarız. Sevgili dostlar Bakırçay ,benim Soma ya geldiğim yıllarda tertemiz akardı,bizler burada balık avlayarak,piknik yapardık.İlk defa tatlı suya burada girdim ve o günü, bugün gibi hatırlıyorum. Maalesef sonraki yıllar bugünkü halini aldı. Bakırçay bildiğimiz üzere Kocadağ eteklerinden doğar, Yağcılı çayı ile Kınık ta birleşir ve Bergama yakınlarından geçerek Çandarlı körfezine dökülür. Daha önceki yazılarında da yazdığım gibi burada Bakırçay ın kirlenmesi sadece Soma kaynaklı değildir. Diğer ilçelerden geçerken atılan salça ve konserve atıklarda Bakırçay için büyük tehlikedir. Turgutalp beldemizde oturan vatandaşlarımız da Bakırçay daki kirlilikten en fazla nasibini alan,geçimini tarıma dayalı ekonomi ile kazanan insanlarımızdır. Sayın kaymakamım yaptığı konuşmada ,İlçe tarım Müdürlüğü ile görüşerek geniş kapsamlı bir rapor isteyeceğini ve buraların tekrar tarıma dayalı alanlar olarak kazandırılması için her türlü desteği verecekleri haberi, buradaki mağdur vatandaşlarımızı sevindirmiştir. Yapılan toplantının ardından sonuç bildirgesinin bazı maddeleri şöyledir; -Çevre platformu toplantısında Bakırçay nehrinin kirlilik nedenlerinden biri olan şılam olarak ele alınmıştır. -Bakırçay nehri Manisa ili Soma ilçesindeki kömür işletmelerinin proses atık sularını herhangi bir arıtmaya tabi tutmadan alıcı ortama vermesiyle kirlenen Bakırçay ın temizlenmesi ve ayrıca Bakırçay la bağlantısı olan şılam akıntı derelerinin yeni bir temizliğe tabi tutularak kirliliğin önlenmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. -Alternatif su kaynağı bulunmayan çiftçiler nehirden aldıkları suyu ürün yetiştirmede kullandıklarından ekili ve dikili alanlar zarar gördüğü bu nedenle Bakırçay dan sulama amaçlı istifade eden çiftçilerin ve ekili alanların tespitinin yapılarak ilgili kurum ve kuruluşların katkısıyla çalışma başlatılması gerekmektedir. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde 2015 yılında nüfusu 90000 i bulan Soma daki Bakırçay havzasından istifade eden çiftçiler su sıkıntısı yaşayacak,su ve toprak içerisindeki canlı popülasyonu yok olmayla karşı karşıya kalacaktır. Dileğimiz bunlar yaşanmadan ,tertemiz bir Soma da yaşayabilmek ve nefes alabilmek en büyük dileğimizdir. 2010 Yılının ilk haftasında buluşuncaya dek,hepinizin yeni yılını gönülden kutluyor, Ülkemize ve yaşayanlarımıza tertemiz bir dünya bırakmak üzere,hepinize saygılar sunuyorum.
Bu yazı 1192 kere okundu.
|