Selam Sevgili dostlarım ! Koca bir yılı daha geride bıraktıktan sonra siz sevgili okurlarımla tekrar beraber olmaktan dolayı son derece mutluyum. 2010 Yılının tüm insanlara, ülkemize huzur, barış, mutluluk, sağlık getirmesi dileğiyle, temiz bir çevre diliyorum. Sevgili dostlarım, Çevre kirliliğinde temel faktörlerin başında çarpık kentleşme ve hızlı nüfus artışı önemli bir rol oynamaktadır. Yapılan araştırmalara göre Türkiye de bir kişinin yılda 187 kg evsel atık ürettiğini, evsel ve ticari atık miktarının yaklaşık olarak 20 milyon ton olduğu, bu atıkların üç milyon tonunun ise ambalaj atıklarının olduğu belirtilmektedir. Ülkemizde düzenli bir atık toplama merkezi oluşulamadığı için de kullanılabilecek geri dönüşümlü atıkların büyük bir bölümü bu çöplerin arasında kaybolup gitmektedir. Meyve kabuğu gibi “hemen yok olur” diye doğaya atılan organik maddeler 6 ayda, plastik torbalar 10-15 yıl arasında, plastik şişelerin ise bin yılda, ayrışarak yok olmaktadırlar. Toplanan atıkların ise sadece %1 i ekonomiye kazandırılmakta ne yazık ki %99 u doğada kalmaktadır. Sevgili dostlar Ülkemiz diğer dünya devletleri tarafından denizi, tarihi, ve doğal güzellikleri yönünden örnek bir ülke olarak gösterilmektedir. Bizler bu övgüden onur duymalıyız. Ancak yakından baktığımızda bu sıra dışı güzelliğimizi bozan atıklar bulunmaktadır; çöpler, naylon poşetler, piller, plastikler… Bu poşetlerin çoğu havanın rüzgarlı olması durumunda, flama gibi dallarda, çitlerde, sallanmakta, kanalizasyonları tıkamaktadır. Kalan kısımlar da barajları ve piknik alanların çevrelerini doldurmaktadır. Naylon poşetlerin en önemli zararlarından birisi de uzun süre doğada kalmalarından ziyade, şeffaf oldukları için aynı bir sera gibi ısıyı kendilerine çekmekte ve orman yangınlarına sebep olmaktadırlar. Bunun yanı sıra naylon poşet üretimi petrol ve doğal gaz gibi yenilenemeyen enerjinin git gide azalmasına da yol açmaktadır. Bir naylon poşet üretmek için gerekli olan enerji, bir arabaya yaklaşık 150 metre güç sağlayabilmektedir. Hayatımızın her evresine naylon plastik ve poşet girmiş durumdadır. Bugün bir akvaryumcudan balık alsanız, balığı naylon poşete koymaktadır. Simitçi, manav, fırıncı, konfeksiyon, marketçi, balıkçı…. Eve giderken simitçiden almış olduğumuz küçücük naylon poşeti doğaya bıraktığımız zaman, ülkemiz kirliliğinin altına hızlı bir ateş de biz yakmış oluyoruz. Sevgili gönül dostlarım, çevremizi, topraklarımızı, vatanımızı gerçekten seviyorsak, hepimiz geleceğe tertemiz bir dünya bırakmak ve yaşanabilir bir dünya da nefes almak için, bir şeyler yapabiliriz. Bizim gençlik yıllarını orta yaş gurubu arkadaşlar bilirler, önceleri kendi diktiğimiz, bez torbalar ile alışverişe giderdik,daha sonra fileler çıktı, hatta okul yıllarında bize file örmeyi öğretirlerdi. İlerleyen zamanlarda da naylon poşetler icat oldu. Bir anda marketler zincirlerinin yükselmesi ile naylon poşet tüketiminde aşırı bir çılgınlık yaşanmaya ve tüketilmeye başlandı. Çevre günü kutlamalarında veya çevre toplantılarında her zaman söylenen bir söz vardır, ”Bundan sonra alış verişimi bez torba ile yapacağım” veya “Doğaya geri dönüşümü olan torba kullanacağım” gibi sözler duyarız ama maalesef ki hiç birimiz uygulayamayız. Bakın Ülkemizde her beş kişiden biri, naylon poşet yerine, bez torba veya file kullansa, bir yaşam boyunca yaklaşık otuz ton naylon poşet üretiminden kurtulmuş olacağız gibi, aynı zamanda ekonomik israftan da kurtulmuş olacağız.Bazı okurlarımız, naylon poşet ve plastik ambalajdan kurtulmanın kolay olamayacağını söyleyebilirler, çünkü hayatımızın her evresine girmiş durumdadır, ancak eğer gezegenimizin korunmasına katkıda bulunmak istiyorsak, onları tekrar tekrar kullanarak naylon poşet üretimini azaltmalı, olanaklı olduğunda ise bez torba veya nostalji fileler kullanmalıyız. Marketlerden alış veriş yaparken evdeki poşetleri götürebilir, sebze, meyve, et gibi ürünleri paketlenmiş halde alabilir, içeceklerimizi cam şişe içinde alabiliriz. Bence cam gerçekten sağlıktır. Sevgili dostlar Bangladeş gibi ülke naylon poşetlerin çevreye verdiği zarardan dolayı kullanılmasını yasaklayabiliyor. Çin hükümeti ise bunu paralı hale getiriyor. İrlanda hükümeti ise plastik poşeti vergilendiriyor. Bu ülkelerde plastik poşet tüketiminde %90 düşüş meydana gelmektedir. Çin hükümeti naylon poşet artıklarını “Beyaz kirlilik” olarak ifade etmektedir. Naylon poşet üretiminin azalması demek,aynı zamanda ekonominin canlanması demektir. Biz çevreciler olarak da; ülkemizde bir an önce organik maddeden üretilen ve altı ay içerisinde doğada tamamen yok olan biyo-bozunur özellikteki naylon torbaların kullanımına geçilmesini istiyoruz. Tabii bu arada İlçemizde bulunan esnaflarımızın da buna büyük destek vermesi lazımdır. Böyle bir kampanya düzenlenirse inanıyorum ki, duyarlı vatandaşlarımız çevreye olan saygısını göstermekte tereddüt etmeyeceklerdir. Yeter ki bir yerlerden başlayalım. Bu arada idari makamların da ciddi manada, yasal zorunluluk anlamında da naylon poşet kullanımına kısıtlamalar getirmesini beklemekteyiz. Çünkü zorunluluk olmazsa uygulamanın da olması beklenemez. Unutmayalım ki başka Türkiye yok. Bu dönüşümü kolay olan poşetleri kullanmaya başlarsak, inanıyorum ki evrene en büyük iyiliği yapmış oluruz. Gelecek haftaki yazımızda buluşuncaya dek, hepinize sağlıklı ve mutlu günler temenni ediyorum. Hoşça kalın.
Bu yazı 1385 kere okundu.
|