Selam Gönül Dostlarım!. Siz sevgili okurlarımla güzel bir haftanın başında beraber olmanın engin mutluluğu ve sevgisi içerisindeyim. Bu haftaki yazımın başından da anlaşılacağı üzere, geçtiğimiz Pazar günü basın çalışanlarımız, medya ajanslarımız, yazarlarımız, kısaca demokrasi adına halkın sözü ve gözü olan değerli gazetecilerimiz için önemli bir gündü. Sevgili dostlarım, gazetecilik gerçekten zor şartlar altında özveri ve fedakarlık ile çalışmayı gerektiren halkın sözcüsü konumunda olan bir meslektir. Her türlü haberi tarafsızca doğru bir zamanda yerine ulaştırma gayretinde olan gazetecilik aynı zamanda büyük bir özveri gerektirmektedir. Bu vesile ile de bizleri hatırlayarak,gazeteciler gününü kutlayan gönül dostlarımıza,sevgili okurlarımıza en içten duygularımla teşekkür ediyor,sevgiler sunuyorum. Sevgili dostlar,içinde bulunduğumuz ay, muharrem ayıdır. Muharrem ayı denilence de aklımıza aşure gelmektedir. Aşure, başa gelen sıkıntılardan, belalardan, kurtulmak için, geçmiş ümmetlerden bu aylarda kurtuluşa erenlerin yaşadığı duyguları canlandırmak için sürdürülen güzel bir gelenektir. Bu güzel geleneğimiz,Hem vatandaşlarımız, hem de sivil toplum kuruluşlarının katkıları ile her geçen gün genele yayılarak sürdürülmektedir. Aşure ayı aynı zamanda dini bir özellik taşıması açısından da halkımız ile din görevlisi kardeşlerimiz arasında kaynaşma sağlamaktadır. Toplumuzun birlik ve dayanışması bizi biz yapan etmenin özü budur.. Sevgili dostlar her yıl kazanlarda kaynatılarak buram buram lezzet kokan bu aşurenin geçmişten günümüze değişen tek farkı, eski yıllarda aşure kovalara konularak, kepçeler ile evlere gezilerek dağıtılırdı,şimdilerde ise maalesef ki plastik kaşık ve tabaklar ile dağıtılmaktadır. Geçen yazımızda da belirttiğimiz gibi plastik ve naylonların hayatımızda girmediği yer kalmadı .Biz çevreciler için plastik ve poşetin çevreye verdiği zararları bildiğimiz için bu durum bizleri aşırı derecede üzmektedir.İnşallah en kısa zamanda,plastik ve poşet atıkları ile ilgili güzel bir toplantı gerçekleştirmeyi arzu ediyoruz. Sevgili okurlarım, geçmişte ki yazılarımın çoğu satırlarında bilindiği üzere, yazılarımın en önemli konuları arasında ilçemiz Çarşamba pazarındaki kirlilik ve burada yaşanan trafik sorununu müteahhit zamanlarda belirttim.İlçemizde Çarşamba ve Pazar günleri hizmet veren semt pazarımız, maalesef ki gerek nüfus artışı, gerekse tüketilen ihtiyaçların çeşitliliğinin fazlalığı nedeniyle dar bir alanda sıkışıp kalmıştır. Hizmete açıldığı yıllarda Soma nüfusu otuz bin civarında iken bugünkü nüfusumuz yüz binlere dayanmaktadır. Geçmiş yıllarda burada yaşayan vatandaşlarımız çok iyi bilirler, bu kadar Pazar yerine ne gerek var diye serzenişte bile bulunmuşlardır. Oysa şimdi Naciye Evren okulu,Devlet hastanesi,İkiz kuleler,Bergama,İzmir,Akhisar otobüs güzergahı hattı, arasında sıkışıp kalmıştır. Buraları kirlilik yönünden ele alırsak en önemlisi, trafik kirliliği olup,arkasından görüntü ve çevre kirliliği de önemli boyutlarda yer almaktadır. Bu kirliliği yaratanlar ne yazık ki bizleriz. Bir gün sadece alışveriş yapmadan sadece objektif olarak pazarı gözlemleyin, bakın nasıl izlenimlerle ayrılacaksınız. Müşterilere göstermek için kesilerek tezgahlara konulan,meyve sebze atıkları çürümüş sebze atıkları,yeşillikler,ambalaj atıkları,manifatura ve ayakkabı ambalajları daha sayamadığımız kaç çeşit kirlilikle karşılaşacaksınız. Diğer önemli bir konuda Pazar yerinin, SEAŞ sosyal site ile,yine Pazar yerinin Tahsin Baykal caddesi ile bağlantı noktası ,Nazım Yavuz caddesi Pazar yeri noktası,İkiz kuleler ile Pazar yeri bağlantısı arasındaki geçiş noktalarındaki, araç trafiğinin akışını gözlemlerseniz kendinizi İstanbul trafiğinde hissedersiniz. Bunlara Pazar yeri içerisinde bir türlü engellenemeyen, motor bisikletleri daha söylemiyorum. Buralara olası bir itfaiye ve ambulans girmesi gerektiği zaman ne yapılması gerektiğini düşünmek bile istemiyorum. Geçen hafta Soma Emniyet Müdürlüğü,toplum destekli polis ekipleri ile yaptığım görüşmede Emniyet Genel Müdürlüğünün engelli vatandaşlarımız için başlatmış olduğu gönüllülük esasına dayalı güzel bir parmak izi çalışmasını başlattıklarını öğrendim. Bugün için daha dünyada henüz uygulamaya konulan güzel bir çalışmanın Türkiye de başlatılmasından gerçekten çok memnun oldum. Bu arada kayıtlı olmayan engelli kardeşlerimizin de bir an önce ilçe Emniyet Müdürlüğüne başvurarak, kayıtları yaptırmaları faydalı olacağı kanısındayım. İlçemizde bu çalışmanın seri bir şekilde uygulamaya konulmasından dolayı,Emniyet Müdürlüğü yetkililerine ayrıca duyarlılıklarından dolayı da teşekkür ediyorum. Gelecek haftaki yazımda buluşuncaya dek hepinize sağlık ve sevgi dolu güzel bir hafta geçirmeniz dileği ile saygılar sunuyorum. Hoşça kalın.
Bu yazı 782 kere okundu.
|