|
Kaplan; konuşmalarının büyük bölümünde iktidar partisi Ak Parti'ye yüklendi.
Cahit Kaplan konuşmasında; Ülkemiz Cumhuriyet tarihi boyunca yaşadığı sıkıntıların en önemlilerinden birini yaşıyor. Ulusal kurtuluş savaşında Cumhuriyet'in kuruluşunda bu ülkenin bu ulusun içersinde yaşayan herkesin emeğiyle oluşturulmuş ve bugün ilelebet sonsuza kadar muhafaza ve müdafa edeceğimizi ifade ettiğimiz Cumhuriyet'in önümüzdeki süreçte çocuklarımızı ülkenin geleceğini aydınlık bir Türkiye yaratma noktasında iddiamızı sürdüreceksek özellikle bu Anayasa değişikliği konusunda büyük hassasiyet göstermemiz lazım. Çünkü bu anayasa değişikliği uluslararası sermaye gruplarının, büyük Ortadoğu projesi ile bulunduğumuz coğrafyayı şekillendirmeye ve değiştirmeye çalışan bir uluslararası güçlerin uluslararası emperyalistlerin ve onların Türkiye'de ki işbirlikçilerinin bize dayattığı bir anayasa değişikliğidir. 8 yıl öncesinde AKP iktidara geldiğinde herkes önce Amerika'yı ziyaret eder, onların icazetini alır ve onların icazeti doğrultusunda burada ki medya guruplarını sermaye guruplarını yöneterek yönlendirerek toplum mühendisliği projesi içersinde hayatı şekillendirdiler." dedi. Siyasi baraj ile ilgili de açıklama yapan Kaplan; dünyanın hiç bir yerinde bir siyasi dönemde %20-30 larla iktidara getirildiği, bir dönem sonra siyasi partiler barajının altına %1-2 lerde bırakıp bunu tarihin siyasi çöplüğüne itebilen gönderebilen bir yapılanma yoktur. Gençlerin siyasete daha az ilkgi göstermeleri de bunun sonucudur. Bunu bu ülkede sağlayan da askeri darbelerdir.
Anayasa değişiklikleri bir toplumsal uzlaşmadır. Bu ulusun içersinde yaşayan herkesin kendisini orada tarif edebileceği bulabileceği onların hak ve özgürlüklerini geliştirici bir mutabakattır. Bugün yapılan hiç bir siyasi partinin katkısı alınmadan sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin, sivil toplum kuruluşlarının taleplerini dikkate almadan dayatma ile yapılan bir anayasadır. 12 Eylül'ün ürünü olan Yök'ün kaldırılması için daha düne kadar AKP talepte bulunurken, Anayasa değişikliği ile önümüze getirdiklerinin içinde Yök'ün kaldırılması ile ilgili bir madde yoktur. Dokunulmazlıkların kaldırılması ile ilgili bir madde yoktur. CHP iktidara geldiğinde Ak Parti hükümeti bunların hepsinin hesabını verecektir." dedi.
CHP ilçe başkanı Abdullah Saka ise ; "12 Eylül'de referandum oylaması yapılacağını belirtirken, Türkiye'nin gerçek gündeminin işsizlik yolsuzluk ve terör olmasına rağmen AKP iktidarının 8 yıldır Türkiye'nin gerçek sorunlarına çözümler üretmek yerine Türkiye'yi sürekli gerdiğini ifade etti. Ak parti iktidarı bu referandumda kendilerinin çok demokrat ve özgürlükten yana olduklarını ve 12 Eylül'cülerden hesap sorulmasını istediler. Fakat Soma'da 12 Eylül'e lütuf olarak sunulan Kenan Evren'in annesinin adının yer aldığı Naciye Evren okulu var. Ben 4 yıldan bu yana 2 kez kaymakamlığa oradan il özel idaresine ve valiliğe dilekçe verdim. Darbe zihniyetinin ortadan kalkması ile ilgili Naciye Evren okulunun adının değiştirilmesi ile ilgili talepte bulundum. Ama il özel idaresinden reddedildi. Yani 65 tane il genel meclis üyesinin 45 tanesi AK partide hepsi Naciye Evren okulunun adının değiştirilmesini reddettiler. Bu nedenden ötürü Darbenin ürünü olan Ak Parti, darbecilerden 12 Eylül'cülerden hesap soramaz. Ak Parti'ye hayır demek adına yüzünü Cumhuriyetten yana dönen bütün vatandaşlarımızdan duyarlılık bekliyorum. Beni yoldan gören herkes çok çalışın diyor, ben de diyorum ki hep birlikte çok çalışalım ve AKP zihniyetine son verelim." dedi.




|