|
Özkan açıklamalarında; "CHP İlçe Başkanı Sn. Abdullah Saka’nın açıklamalarını üzüntüyle okudum. Maalesef bu açıklamalar hiçbir şekilde gerçeği yansıtmamaktadır. Belediye binasındaki toplantı salonunda köy ve mahalle muhtarları ile toplantı yaptığımız doğrudur.
Ancak toplantı salonunda parti adı ve amblemini taşıyan bayrak,flama vs. materyal bulundurulmamıştır. Kaldı ki geçmişte de başka bir siyasi partiler aynı salonda toplantı yapma talebinde bulunmuşlardır ve Belediye Başkanımız onlara da aynı salonu tahsis etmiştir. Eğer CHP de bu salonda toplantı düzenlemek isterse Belediye Başkanımızın kendilerine yardımcı olacağından eminim. Belediye Meclis Toplantı Salonu halkın salonudur. Belediye Başkanımızın göreviyle ilgili ve belediye hizmetleriyle ilgili konularda herkese eşit mesafede durduğu ve özellikle toplantı için salon talebinde bulunulduğunda tüm sivil toplum kuruluşlarına ve siyasi partilere yardımcı olduğu herkesin malumudur. Nakliyeciler Kooperatifindeki toplantıda bir vatandaşımız Genel Başkan Yardımcımıza bazı sorular yöneltmiş ve bu soruları da nezaket sınırları içerisinde cevaplandırılmıştır. Zorla susturulmaya çalışılması söz konusu değildir. Kaldı ki nakliyecilerin sorunlarını dile getirdiğini söyleyen o şahıs kooperatif üyesi de , çalışanı da değildir , şoför de değildir. Genel Başkan Yardımcımız Hüseyin TANRIVERDİ özel maden işletmecilerinin yöneticileriyle bir toplantı yapmış ve bu toplantıda özel maden işletmecilerinin sorunları ve bu sorunların nasıl çözülebileceği görüşülmüştür. Böyle bir görüşme için Ankara’ya gitmek yerine milletvekilimizin Soma’da bulunduğu bir zamanda bu görüşmenin yapılması daha kolaydır. AK PARTİ iktidar partisidir. Dolayısıyla muhtarların da , maden işletmecilerinin de gerek sorunlarının çözümü için gerekse arzu ettikleri hizmetlerin yapılması için iktidar partisinin milletvekili ve yöneticileriyle görüşmesi doğaldır. “Muhtarlarımıza EVET yoksa hizmet yok , maden işletmecilerimize EVET yoksa hizmet yok” şeklinde söylemde bulunduğumuz iddiası açık bir iftiradır , şiddetle reddediyorum. 12 Eylül’de halkımızın onayına sunulacak olan Anayasa değişikliği Ak Parti anayasası değil Türkiye’nin anayasasıdır. Anayasa değişikliğine hayır demek için haklı gerekçeler ileri süremeyen muhalefet kayısı hesabıyla , fındık hesabıyla işi sulandırmaya çalışmaktadır. Anayasa değişiklik taslağı TBMM’ye sunulmadan önce “AK PARTİ anayasa değişikliği için bize gelmesin , gelirse çaylarını içip giderler” diyen , “getirdiklerini dosyanın kapağını bile açmayız” diyen muhalefet partileri bu gün çıkıp AK PARTİ anayasa değişikliği için bizimle uzlaşmaya çalışmadı , bize sormadı diyebilmektedirler. Eğer bu değişiklik teklifi muhalefetten gelseydi AK PARTİ hiç düşünmeden buna destek verirdi.
Muhalefet anayasa değişikliğine hayır demek için gerekçe bulamamaktadır. Ancak bizim bu konuda söyleyecek çok sözümüz vardır. Anayasa değişikliğine evet demek 12 Eylül darbesini yapan darbecilerin ve onların yardımcılarının hesap verebilmelerine imkân hazırlamaya EVET demektir. Yargı bağımsızlığını güçlendirmeye ve yargı tarafsızlığını sağlamaya EVET demektir. Türkiye’nin dünyadaki insan hakları imajına olumlu katkı sağlamasına EVET demektir. HSYK’nın yapısını hukuk sistemi oturmuş ülkelerdeki standart ve yapıya yükseltmeye EVET demektir. Memurlara toplu sözleşme hakkının verilmesine EVET demektir. Esnafın, sanayicinin, sanatkârın, tüccarın hükümetin sosyal ve ekonomik politikalarında söz sahibi olmasına EVET demektir. Üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne geçmeye EVET demektir. Çocuk istismarının önüne geçilmesine EVET demektir. Çocuklarımızın, kadınlarımızın, özürlülerimizin, yaşlılarımızın, şehitlerimizin dul ve yetimleri ve gazilerimizin her alanda avantajlı olmalarına EVET demektir. Fişlemenin tarihe karışmasına EVET demektir. Demokrasilerde son sözü her zaman millet söyler. Biz de 12 Eylül’de milletimizin hakemliğine müracaat edeceğiz. SÖZ DE KARAR DA MİLLETİMİZİNDİR. " dedi.
|