|
Neden hayır diyecekleri ile ilgili de açıklama yapan Saran; “ Türk milleti; önceliklerine, taleplerine cevap vermeyen uzlaşmayla hazırlanmayan dış güçlerin isteği doğrultusunda hazırlanmış kararlara katılmayarak anayasa değişikliklerine
“HAYIR” diyecektir
A.K.P. nin dış güçlerin etkisiyle hazırlamış olduğu anayasa paketi Türkiye Cumhuriyeti
Devletinin üniter, siyasi yapısı ve kimliğine uygun olmayan, bu temelleri sarsacak, kabul
edilemez hükümler içermektedir. Demokratik haklar arkasında gizlenen”tuzak maddeler” toplumdan saklanmaktadır. A.K.P. ,topluma ak diye yutturmaya çalıştığı karanlık 8 yılın hesabını vermekten kurtulmak için anayasa değişikliğine gitmektedir. Bu anayasa değişikliği: tarihe A.K.P. anayasası olarak geçecektir.12 eylülde oylanacak anayasa değişikliği; Türk devlet geleneğinde var olan hoşgörü ve anlaşma kültürünü yok etmektedir. A.K.P. iktidarı süresinde kendi yandaşlarını zenginleştirme dışında ülke yararına her hangi bir iş yapmamıştır. Bu nedenle de küresel kriz A.K.P. yandaşlarına “teğet” geçerken Ülkemiz insanını ezip geçmiştir.
A.K.P. ANAYASA TASLAĞININ 9. MADDESİYLE,1982 anayasasının 84.maddesinin
Son fıkrasında bulunan; Eylem ve söylemleri nedeniyle partisinin kapatılmasına sebep olan Milletvekilinin milletvekilliğinin “düşmesine yönelik” düzenleme ortadan kaldırılmaktadır.
A.K.P. bu değişiklikle mecliste her tür bölücülüğü serbest hale getirmekte ve bölücü Faaliyetleri özendirmektedir. Anayasa taslağındaki bu hükümleri ile ,başlattığı ülkeyi bölme ve parçalama emellerine, anayasal zemin hazırlamaktadır.
Başbakan Erdoğan‘nın hayali olan 36’ya bölünmüş Türkiye’yi gerçekleştirmek için,
kendisini önleyecek hukuki engellerin “Birinci Anayasa Paketiyle “ortadan kaldırılmasını
hedeflemektedir. A.K.P. eğitimdeki eşitlik konusunda en önemli sorun olan üniversiteli bayan öğrencilerin “BAŞÖRTÜSÜ” yasağı veya liselerdeki “KATSAYI” sorunlarını gündeme dahi getirmemiştir.
ANAYASA PAKETİNDE; BAŞÖRTÜSÜ yasağı,İMAM HATİP OKULLARI mezunlarının yaşadığı sıkınlar gibi eğitimde fırsat eşitsizliğine yol açan yasakların kalkması da YOKTUR. ANAYASA değişince; işten atılanlar geri dönmeyecek, aşsız tencereler kaynamayacak,
Halkımız fukaralıktan kurtulmayacak, TERÖR BİTMEYECEK, bölücülük sona ermeyecek. A.K.P.2002 yılında MEMURLARA grev hakkı getireceğinin sözünü vermesine rağmen aradan geçen 8 yıldan sonra referandum paketinde MEMURLARA GREV HAKKINI VER-MEMİŞTİR. Yıllardır yapılan “TOPLU GÖRÜŞME”,”TOPLU SÖZLEŞME” olarak düzenlemiştir. Toplu sözleşme hakkı getirilmiştir. Toplu sözleşmede anlaşma sağlanamaz ise
UZLAŞTIRMA kuruluna başvurulacak, kurulun vereceği karar kesin olacaktır, uzlaştırma
Kurulunun seçimi yine hükümetin iradesi ile gerçekleşecektir.
A.K.P. grev hakkını vermeyerek kamu çalışanı memurların elinde olması gereken yaptırım gücünü gasp etmiştir, grev hakkı olmadan, toplu sözleşme hakkı bir anlam ifade etmeyecektir. Bu sebeple idarenin takdiri, iş güvencesini tehdit etmektedir, A.K.P. nin atadığı idarecilerin keyfi davranmasına neden olacak ve memurlar olumsuz sonuçlarla karşılaşacaktır.
AÇILIM adı altında gerçekte İHANET Projesi olan siyasi planlarına uygun yasal ortam
hazırlanmaktadır. Yani bu teklif ile PKK nın siyasallaşmasına anayasal zemin hazırlanmakta.
ANAYASA MAHKEMESİ ile ilgili değişiklikte YÜCE DİVAN kararlarına “YENİDEN İNCELEME “yolu açılarak bölücülük ve pkk işbirliği suçundan milletvekilliği düşürülen Ahmet TÜRK ve Aysel TUĞLUK adlı pkk yandaşlarına milletvekillikleri iade edilecek ve bunlar meclise geri dönecekler. Anayasa paketi ile anayasa mahkemesi ve HAKİMLER SAVCILAR YÜKSEK KURULU yapısı ,üye sayıları ve üyelerin atama yöntemleri değiştirilmektedir. YASAMA ve YÜRÜTMEYİ kontrol altına alan A.K.P. YARGI’yı da ele geçirerek 8 yıldır kabarmış olan suç dosyalarından dolayı yargılanma ihtimaline tedbir olarak YÜCE
DİVAN ÜYELERİ’ni kendi memurları yapma telaşındadır.Yani A.K.P. yöneticilerinin kurdukları talan düzeninin hesabını vermekten kaçma operasyonudur.Mevcut hükümet Anayasa mahkemesine kendilerine uygun hakimler atayarak yüce divanda kendi adam- larına hesap verir gibi yapıp kurtulmayı amaçlamaktadır.
Türk halkı bu hesapları referandum da “HAYIR” diyerek bozacaktır. Yine taslağın 18.maddesinde yüce divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir şeklinde uygulama getirilmiştir.Bu düzenlemeyle siyasi yasaklı bazı kişilere
af yolu açılmaktadır.HSYK da ADALET BAKANLIĞI’nın emrinde bir kurul haline getirilerek,yargı tamamen siyasete teslim edilmekte,yandaş yargı oluşturulmaktadır.
Anayasanın SEYAHAT HÜRRİYETİ başlıklı 23. maddesinde yurt dışına çıkma hürriyeti ,ancak suç soruşturması veya kovuşturması nedeniyle ve hakim kararıyla sınırlandırılmaktadır. Yani suçlu hem suç işleyecek hemde elini kolunu sallayarak yurt dışına
kaçabilecek. Elbette şirket ortaklığı ve ticari birlikteliklerden oluşan A.K.P. yönetimindekiler 23.maddeye göre elini kolunu sallayarak dış ülkeye kaçabilecekler. Gelelim 12 Eylül deki işkencecilere A.K.P.nin hazırladığı anayasa taslağında Kesinlikle 12 Eylül işkencecilerinin yargılanmasını içeren bir şey yoktur.İşkence görenlerin aklanması vardır.
Sayın Başbakan eline almış ülkücü şehidimiz MUSTAFA PEHLİVANOĞLUNUN Yazmış olduğu mektubunu okuyor .mektubun tamamını okumamıştır.çünkü mektubun devamında bir gün sayın Başbakanın hakaret ettiği ülkücülerin zafer ulaşacağı yazılıydı "..... Şunu hiç bir zaman unutmasınlar ki, Mustafa'lar ölür, Allah davası ölmez, milliyetçilik yaşar. Kellemi verdiğim bu yolun zaferi yakindir. Zafer her zaman Allah'a inananlarındır..."M.PEHLİVANOĞLU Mektubu okur iken ağlıyor ağlamaktan sorumlu bakanı da oluk oluk ağlıyor.
Değerli Türk Milleti 12 eylülde ülkücüler işkence gördüklerinde,idam sehpalarına gittiklerinde Sayın Başbakan neredeydi? acaba bir damla göz yaşı dökmüşmü? O dönem de ülkücülerin inandığı fakat ülkücüleri ispiyonlayanların uzantıları A.K.P. dir. Ama bu gün çaresizlik içinde bir evet oyu alabilmek için düştüğü hallere bakın.Bunlar timsah gözyaşları.
Benim ülkücü ağabeylerim mutlaka ŞEHİDE KELLE,KATİLE SAYIN,PEŞMERGEYE AĞABEY diyenlerden 12 eylülde “HAYIR” diyerek hesap soracaktır.Benim ülkücü ağabeylerim referandumda evet diyerek A.K.P.çatısı altında
Hesap sormayı yeğleyeceğine “HAYIR” DİYEREK MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ ÇATISI altında toplanarak SORUNU KÖKTEN çözmeyi tercih edecektir.Eski ülkücüyüm diye televizyon kanalların da boy gösterenlere de tavsiyemdir.Midyat’a pirince giden evdeki bulgurdan olur.
|