İslam aleminde bayram sevinci

İslam aleminde bayram sevinci

Hindistan’da kaçan ineği yakalama çalışması

Hindistan’da kaçan ineği yakalama çalışması

Q8 yüzünü gösterdi

Q8 yüzünü gösterdi

Dolarda düşüş sürüyor

Dolarda düşüş sürüyor

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan yeni kredi paketi

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan yeni kredi paketi

EGEMENLİK -1-
EGEMENLİK  -1-

Demokrasilerde Ulu Önder ATATÜRK’ün dediği gibi “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.” Ülkemiz demokrasisinde Egemenliğin kullanılması noktasında Millet adına milletten temsil yetkisi almamış kurum ve kuruluşların millet adına karar verme iddiaları, ne demokrasiye nede bu Ülkenin Kurucusu Ulu Önder ATATÜRK’ün kurucu düşüncesine uymaktadır. Millet adına karar mercii TBMM’nindir. Ne gariptir ki Ülkemizde Millet iradesini yok sayanlar, bu […]

Demokrasilerde Ulu Önder ATATÜRK’ün dediği gibi “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.”
Ülkemiz demokrasisinde Egemenliğin kullanılması noktasında Millet adına milletten temsil yetkisi almamış kurum ve kuruluşların millet adına karar verme iddiaları, ne demokrasiye nede bu Ülkenin Kurucusu Ulu Önder ATATÜRK’ün kurucu düşüncesine uymaktadır. Millet adına karar mercii TBMM’nindir.
Ne gariptir ki Ülkemizde Millet iradesini yok sayanlar, bu antidemokratik yapıyı uygulama ve söylemleri ile savunanlar kendilerini ATATÜRK’cü ilan etmişlerdir. ki; bu, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anlamamak demektir.
Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olabilme çabaları, demokrasiye, laik sisteme ve sosyal bir hukuk devletine inanan ve temsil yetkisini milletten alan TBMM’nin olmalıdır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin Çok Partili Dönemi, 1945 yılından itibaren Türk siyasi hayatının CHP dışında 2. bir partinin (Milli Kalkınma Partisi) kurularak seçimlere çok partili olarak gidilmesi ile başlamıştır. Çok partili hayata geçilen 1945 yılı itibari ile siyaset Kurumu üzerinde oynanan oyunlar, anti demokratik kalkışmalar günümüze kadar süre gelmiştir. TBMM’nin milletten aldığı temsil yetkisini kullanma iradesine verilen tepki gayri yasal olmakla birlikte, anti demokratik düşünce sistemi ve ideolojik bir yaklaşımın ürünüdür. Bu ürün; millet nezdinde köksüz olduğundan yeşerme imkanı bulamaz, bulmaması gerekir. Çünkü bu millet esaret altında yaşamayı, birilerinin vesayeti altında olmayı demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletine inandığı ve Ulu Önder ATATÜRK’ü gönlünde yaşattığı içindir ki kabul etmez.
1924 anayasası ve günümüz;
1924 Anayasası’nın temel özellikleri şunlardır:
“Cumhuriyet İlkesi: 1924 Anayasası Cumhuriyet ilkesini temel almıştır. Nitekim anayasanın 1. Maddesi “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir” demektedir. Bu hükümle devletin yönetim şeklinin “cumhuriyet rejimi olduğu” belirtilerek, ülkeyi idare edeceklerin ancak seçim yoluyla bu hakkı elde edebilecekleri kabul edilmiştir.
Milli Egemenlik İlkesi: 1924 Anayasası 3. Maddesinde “hâkimiyet kayıtsız milletindir” denilmektedir. Bu hükümle anayasa millet egemenliğini kabul etmiştir. Bu hüküm aynı zamanda demokratik bir devlet düzeninin ilk hareket noktası olmuştur. Türk Milleti, egemenliğinin sahibi olduğunu verdiği Millî Mücadele ile bütün dünyaya kabul ettirmiştir. Bu egemenlikte artık hiçbir kişinin veya dini inanç ve kurumun ilişkisi yoktur. Millet egemenliğinin sahibidir. Bu egemenlik Türkiye Büyük Millet Meclisi aracılığıyla kullanılır. Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletin tek ve gerçek temsilcisi olup millet adına egemenlik hakkını kullanmaya yetkili tek organdır.
Güçlerin Birliği ve Büyük Millet Meclisi’nin Üstünlüğü: 1924 Anayasası da güçler birliği sistemini kabul etmiştir. Anayasanın 5 nci Maddesi “yasama yetkisi ve yürütme gücü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde belirir ve toplanır” demektedir. Bu anayasada da kuvvetler ayrılığı ilkesi benimsenmemiştir.”
Milleti anlamak, milletle yaşamakla mümkündür.
“Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.”
The post EGEMENLİK -1- appeared first on Soma Karaelmas Gazetesi.

The comments are closed.

ANKET

Sitemi nasıl buldunuz?

Fotoğraf Albümleri
Video Galerileri
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz