|
Naciye Evren İlköğretim Okulu tarafından hazırlanan program, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Soma Belediyesi Sinema Tiyatro ve Konferans Salonu'nda yapılan programa, protokol mensupları eksiksiz olarak katıldı. 12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u anma günü kutlandı. Soma İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen programa protokol mensuplarının yanı sıra ilköğretim okulu öğrencileri katıldı. Soma Belediyesi Sinema Tiyatro ve Konferans Salonu'nda Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan program Naciye Evren İlköğretim Okulu Sosyal Bilgiler Öğretmeni Fidan Gülü'nün günün anlam ve önemini belirten konuşmasıyla devam etti. Daha sonra Mehmet Akif Ersoy'un hayatı slayt eşliğinde izleyicilere anlatıldı. Naciye Evren İlköğretim okulu Türkçe Öğretmeni Akile Kurtuluş'un hazırladığı 'Mehmet Akif Ersoy ile son röportaj' adlı canlandırma programa katılanlar tarafından ilgiyle izlendi. Naciye Evren İlköğretim Okulu öğrencilerinin seslendirdiği orotoryo ile son bulan programın ardından Kaymakam Abdülkadir Karataş ve diğer protokol mensupları programın hazırlanmasında emekleri geçen Naciye Evren İlköğretim okulu öğretmenlerini ve öğrencilerini teker teker tebrik ettiler.
12 Mart İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma Günü töreninde Naciye Evren İlköğretim Okulu Sosyal Bilgiler Öğretmeni Fidan Gülü'nün yaptığı günün anlam ve önemini belirten kanuşma.
"Milli kararlılığın eşsiz bir şiire dönüştüğü, Türk milletinin sinesinden çıkan ve Mehmet Akif Ersoy'un kaleminden dökülen, kendi ifadesiyle "Benim milletime en kıymetli hediyem..." diye nitelediği İstiklal Marşımız'ın, bugün, Büyük Millet Meclisi'nde kabulünün 89. yılını idrak ediyoruz. Aynı duygu ve düşüncelerle bir araya geldiğimiz siz değerli misafirlerimizi bu vesile ile saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Bilindiği gibi Akif, II. Abdülhamit devrininv son yılları, II. Meşrutiyet devri, Mütareke devri, Milli Mücadele devri ve Cumhuriyet devri gibi birbirinden çok farklı devirleri yaşamış; büyük sosyal, siyasi, ekonomik sarsıntılara, çalkantılara, çöküşlere ve yeniden kuruluşlara, önemli değişim ve dönüşümlere şahit olmuştur. Toplumu derinden sarsan bu olaylar, onuda derinden etkilemiştir. Bu yüzden o, şair tabiatından ziyada idealist, ahlakçı ve gerçekçi kişiliğini ortaya koymuştur.
Mehmet Akif, hayal ile alışverişi kesen, her ne demişse görüpde söyleyen gerçeğin peşinde koşan, toplumdaki bütün sosyal, siyasi, ekonomik olayları gerçekçilikle anlatan ve bunlara çözüm yolları arayan ve üreten büyük bir şair olmuştur.
Yaşadığı devri bütün yönleri ve derinliği ile şiirlerinde yansıtmaya çalışan Akif, milletimizin acılarını, hayal kırıklıklarını ve ümitlerini bir destan havası içinde ifade etmiştir. Bir başka değişle, vatanın sinesinden çıkmış ve milletin sesi olmuştur. Bu sebepdendir ki Mehmet Akif'i yalnızca "Edebiyatçı" veya " şair " diye nitelemek, onun temsil ettiği özellikleri ifade etmek için yetersiz kalmaktadırlar. Vatanperver Akif, her edebiyatın, doğduğu toprağa bağlı olmakla canlılık kazanabileceği ve belli bir işlevi yerine getirmedikçe değer taşıyamayacağı görüşündedir. İşde İstiklal Marşımız'ın filizlendiği, şekillendiği ve hayat bulduğu ortam, Mehmet Akif'in eşsiz şahsiyetiyle, türk milletinin emsalsiz özelliklerinin harmanladığı böyle ideal bir ortamdır.
İstiklal Savaşı döneminde, bilinen hiçbir ölçüye sığmayan konu, bir milletin bu kadar zor şartlarda nasıl olupda birbirinie sımsıkı kenetlenebildiğiydi. Milletimiz, bütün yokluk ve sıkıntılara rağmen, son derece güçlü düşmana karşı verdiği kazanılması imkansız görünen istiklal mücadelesinden galip çıkmıştır. Türk milletinin bu azim ve kararlılığı, Mehmet Akif'in şahsiyetde vücut bulmuş ve onun şekillendirdiği İstiklal Marşı ile de bütün dünyaya haykırılmıştır. İşte milli marşımız, milletimizin bu yüksek karakterini temsil edildiği ve bu nedenle de "İstiklal Marşı" olarak anılma yüksekliğine erişmiş istisnai bir metindir...Türk milletini dünyaya bildirisi ve bağımsızlığının tescilidir...Dünyada başka bir örneği yoktur.
Mehmet Akif'e ve İstiklal Marşımız'a gösterilen saygı, ulusal değerlere gösterilen ve gösterilecek saygıyla eş anlamlıdır.Köklerine bağlı ve geçmişinden güç alan kuşakların yetişmesi, bu anlayışın bütün kişi ve kurumlarda yerleşmesiyle mümkündür.
Bugün, Mehmet Akif'i anmakla onu hissediyor, yaşatıyor ve tarihsel birikimlerimizle ilgili örnek bir mesajı vermenin onurunu paylaşıyoruz. İstiklal Marşımız'ın ulusumuzun ortak değeri olarak yaşatılmasını sağlamakla, hep beraber, birleştirici ve bütünleştirici görevimizi yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Kıymetli Mehmet Akif diyor ki : " O şiir bir daha yazılamaz, onu bende yazamam; onu yazmak için o günleri görmek, o günleri yaşamak lazım, o şiir artık benim değil milletin malıdır..." Değerli şairimiz, abide insan Mehmet Akif'in bu dileğine yürekten katılarak milletimizin bir daha hiç bir zaman böyle zor günler yaşamamasını diliyoruz; kendisini, büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü ve onun silah arkadaşlarını minnetle, şükranla anıyoruz.Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın."








|