|
Dernek başkanı Özgür Başdoğan açıklamasında;
"26 Ağustos 1922 günü sabaha karşı başlatılan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta kazanılan büyük bir zaferle sona ermiştir. Türk ulusunu esir etmek isteyen emperyalist güçleri dize getirdiğimiz bu büyük başarı, kadınıyla, erkeğiyle,ordusuyla topyekûn verdiği bir savaşın ve ulusal benliğini kurtardığı ve Zafer Destanı’nın yazıldığı gündür. Bugün, her yıl Zafer Bayramı olarak kutlanmakta ve bu haftaya Zafer Haftası adı verilmektedir. Hepimize kutlu olsun!
Büyük Önder Mustafa Kemal’in komutasındaki Türk Ordusunun İnsanüstü bir güçle, yurt ve bağımsızlık aşkıyla, emperyalist Yunan ordusunu, bozguna uğrattığı Başkomutan Meydan Savaşı’nın 88.Yıldönümünü kutluyoruz. Emperyalist devletlerin aşılamaz dedikleri hatların aşıldığı, emperyalist devletlerin yenilgiye uğratıldığı ve düşmanın denize döküldüğü, özgürlük ve bağımsızlığımızı kazandığımız; Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başlayan ve zaferle sonuçlanan Ulusal kurtuluş savaşı dünyada eşi benzeri görülmemiş bir bağımsızlık ve özgürlük savaşı olmuştur. Bir milletin yeniden dirilişi ve yeni dünyadaki yerini almasına sebep olmuş, “Tebâdan Millete,Kulluktan Vatandaşlığa” yükselişin simgesi ve mücadelesi olmuştur. Bu itibarla, bugün içinde bulunduğumuz sıkıntıları aşmak için yakın tarihimizi iyi bilmek ve “Atatürk gibi düşünmek” zorundayız.
Zafer Bayramının 88.yıldönümünde bir durum değerlendirmesi yapacak olursak: Bugün, Cumhuriyetin kazanımlarının halkın bilincinden silinmesine ya da tavsanmasına, hiçselleştirmesine yönelik yoğun propagandalarla karşı karşıyayız. Kurtuluş savaşı süreci ile Lozan Antlaşmasının imzalandığı dönemin koşulları dikkate alınmadan bir yandan “neden şunlarda yapılmadı, neden şurası da alınmadı” söylemleri;bir yandan da “Cumhuriyet kazanımlarını küçümseme tavırları ile “aman canım o kadar da büyütmeyelim” söylemleri ile Mustafa Kemal’den arındırılmaya çalışılan;dünyada eşi ve benzeri görülmemiş ve bir daha görülemeyecek bir zaferin layıkıyla genç beyinlere anlatılamamış olması haklı sitemleri akla getiren bir yıldönümü daha geçirmekteyiz.
Atatürk diyor ki: “Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlere yem olurlar.Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur. Bu itibarla, Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” Bu inançla, Türkiye cumhuriyeti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, üniter devlet yapısı, demokratik ve laik, sosyal hukuk devleti olma niteliği ile sonsuza kadar tavizsiz olarak korunacaktır. Türk milleti ve Atatürk gençliği Cumhuriyetine, Atatürk ilke ve devrimlerine sahip çıkacaktır.
Büyük Zaferin 88. yıl dönümünde, bitip tükenmeyen enerjisi, ileriyi görme ve sezme kabiliyeti, pratik ve berrak zekâsı, hiç bir şeyi tesadüfe bırakmayan kararlı hareketi, üstün komutanlık ve teşkilatçılık özellikleri, hayallere yer vermeyen gerçekçi tutumu, zaman mekân ve imkân faktörlerini en iyi birleştirme yeteneği ile istilâcı güçleri, kutsal Anadolu topraklarında boğarak son bağımsız Türk Devletini yok olmaktan kurtarmış milli kahraman Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa ve Batı Cephesi Komutanı ve İnönü Savaşları kahramanı İsmet Paşa ve büyük komutanlarımız Fevzi Çakmak ve Kazım Karabekir paşalar olmak üzere bütün silah arkadaşlarını, şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi bugün bir kere daha minnet ve şükranla anıyoruz.
Biz aynı ülkü ve inançla yurt diye Anadolu’yu, yol diye Cumhuriyet’i, onur diye Tam Bağımsızlığı, önder olarak Mustafa Kemal Atatürk’ü seçtik. Bu inanç, kararlılık, duygu ve düşüncelerle bütün Türk Milletinin ve Somalı hemşehrilerimizin Zafer Bayramını kutluyoruz." dedi.
|