|
Kesk Bileşenleri yaptıkları açıklamada; "Anayasanın hazırlanış süreci; Dayatmacı, Toptancı ve halkı oy vermek dışında dikkate almayan, katılımdan, demokratik müzakere sürecinden uzak, toplumsal uzlaşma sağlanmadan tekçi bir anlayışla hazırlanmıştır.
Anayasa değişikliğinin referanduma sunulma biçimi; ya hep, ya hiç dayatmasıyla gündeme getirilen, 26 soruya tek yanıt istenmiştir.
İçeriğinde Eğitim, Sağlık, Güvenceli çalışma, İşsizlik, İnsanca yaşam gibi sorunlara çözüm içeren herhangi bir madde yoktur.Kamu çalışanlarına Grev hakkını, Siyaset yapma hakkını sağlamamakta, gençlere, çiftçilere emeklilere, işsizlere sendika hakkı sağlamamaktadır. Varlık nedenleri 12 eylül anayasası olan, tarikatlarla anayasa pazarlığı yapan cuntacıların güçlendirdiği, rabıta ile kolkola gezenlerin çocukları, ışık evlerinin 12 eylüldeki sakinleri, 6. filoya karşı Tam bağımsızlık için eylem yapan devrimcilere saldıran, Galataportçular, gemicik yüzdürenler, yumurtacılar, ihaleciler, yap-satçılar, pazarlamacılık yeteneğiyle övünen, ülke kaynaklarını çokuluslu sermayeye peşkeş çeken, sahte demokratların 12 Eylül faşizmi ve düzeniyle hesaplaşamayacakları ortadadır.
12 Eylül 1980 de uygulamaya konulan özelleştirme, taşeronlaştırma, güvencesiz çalışmaya dayanan sömürü politikalarının en kararlı uygulayıcısı olan AKP’nin bu günde, 125.nci madde de yapmaya çalıştığı değişiklikle Yargının ”Kamu Yararını” gözeterek yürütmeyi durdurması kararlarını engellemeye çalışıyor. Bu yolla, Özelleştirmelerle işçilerin sokağa atılmaması, eğitimin ve sağlığın tamamen paralı hale getirilmemesi, derelerimizin, madenlerimizin, ormanlarımızın, topraklarımızın satılmaması, çevrenin sermaye tarafından tahribatını anayasal güvence altına alarak uluslar arası tekelci sermayeye peşkeş çekilmek istenmektedir.AKP’nin hesaplaşacağını söylediği 12 Eylül anayasası ile oluşturulan kurumlarını (DGM, YÖK, RTÜK, HSYK, YAŞ, Vb.) kendi iktidarını güçlendirmenin bir aracı haline getirilmiştir. HSYK’ da Adalet bakanı ve müsteşarının halen yer alması 12 Eylül anayasasının devamı anlamına gelmektedir.
12 Eylül ruhunun devamını sağlayan ve güçlendiren bu değişikliklere Evet demek Zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul hale getiren piyasa diktatörlüğüne, bu günkü sömürü düzenine ve onun sürdürücüsü AKP diktatörlüğüne evet demektir.
Emekçilerin, yoksulların ve ezilenlerin ihtiyacı olan barajların olmadığı, insan hak ve özgürlükleri anayasal güvenceye alan; Eşitlikçi, Özgürlükçü ve Demokratik bir anayasadır.
Bizim HAYIR’ımız, Yeter söz milletin, Yeter karar milletin diye slogan atan Sahte demokratların yalanlarını boşa çıkaracak, Sömürüye ve zulme karşı bir itiraz; bu sömürü düzeninin kökten değiştirilerek halkın söz, yetki, karar sahibi olduğu demokratik bir düzenin yaratılması mücadelesine çağrıdır.
Bizim talebimiz Eşitlik, özgürlük ve demokrasidir.
Bunun için; % 10 seçim barajı kaldırılmalı, Sendikalaşmanın önündeki genel ve işkolu barajları kaldırılmalı, Anti demokratik siyasi partiler yasası değiştirilmeli, Kamu çalışanlarına siyaset yapma hakkı tanınmalı, Sendikal örgütlenmelerin önündeki tüm engeller ve yasaklar kaldırılmalı, güvenceli çalışma, parasız sağlık, parasız eğitim hakkı sağlanmalı, özelleştirilmelere son verilmeli, 12 Eylülün tüm kurumları tasfiye edilmeli, 12 eylül faşist, tekçi cunta anayasası çöpe atılarak “Eşitlikçi, Özgürlükçü ve demokratik” bir anayasa hazırlanmalıdır.
12 EYLÜL ANAYASINA DA, AKP ANAYASASINA DA HAYIR!" dediler.
|